Yetişkinler İçin Öğrenmeyi Kolaylaştıran Bilgiler

YETİŞKİNLER İÇİN ÖĞRENMEYİ KOLAYLAŞTIRICI BİLGİLER

 

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla,

Allah’a hamd, Resûl’üne salât ve selam olsun.

Öğrenmeyi Etkileyen Faktörler ve Öğrenme Stilleri konularını geride bıraktığımız yazı dizimize, Yetişkinler İçin Öğrenmeyi Kolaylaştırıcı Bilgiler temasıyla devam ediyoruz. İlk olarak Öğrenme Stratejilerinden, sonrasında ise Öğrenmeyi Kolaylaştıran Yöntemlerden bahsedeceğiz.

Öğrenmenin; nefes almak, beslenmek, barınmak gibi temel ihtiyaçlarımızdan olduğunu söylemiştik. Her bireyin farklı öğreneceğini ve her bireye ait farklı öğrenme stilleri olduğunu da öğrendik. Öğrenme ihtiyacımızı karşılarken bize faydası olacak bazı ipuçları ve kolaylaştırıcı yöntemler vardır. Bunlar öğrenme sürecimizi hızlandırırken, aynı zamanda öğrenmemizi kalıcı hâle getirmeye de yardımcı olur. Kişilerin öğrenme stillerine göre değişiklik gösterebilen bu yöntemler içerisinde kişi kendisine uygun teknikler geliştirerek öğrenme sürecine katkıda bulunabilir.

Öğrenme Stratejileri

Öğrenme stratejileri, öğrencinin öğrenme sürecinde ortaya çıkardığı düşünce, davranış ve öğrenme sürecini tamamlamak için kullandığı planlar bütünüdür.[1] Öğrenme sürecinin başarılı bir şekilde gerçekleşebilmesi için kişinin öğrenme sürecine dair planı olması gerekir. Bu plan kişilerin anlama düzeylerine, öğrenme stillerine göre değişiklik gösterebilir. Öğrenme stratejileri alanında çok farklı sınıflandırmalara gidilmiştir. Bu sınıflandırmalardaki farklılıkların kuramsal yaklaşımlardan kaynaklandığı düşünülmektedir.[2] Bu yazımızda en yaygın olan beş strateji hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

1. Dikkat Stratejileri

Dikkat, öğrenen kişinin bir konuya olan ilgisini çekmede ve çevreden edinilen bilginin birey için gerekli olanlarının kısa süreli belleğe geçişini sağlamada önemli bir olgudur.[3] Ders çalışırken, okurken, yazarken… dışarıdan gelen sesler veya yapılan bir hareket, odaklanmamıza ve o işe olan dikkatimizi yoğunlaştırmamıza engel olabilir. Bu gibi durumlarda içsel ve dışsal koşulları en uygun hâle getirerek öğrenmemizi kolaylaştırabiliriz. Dikkat stratejileri dediğimizde karşımıza iki yöntem çıkar: Önemli yerlerin altını çizmek ve okunulan metnin kenarlarına notlar almak. Altını çizme stratejisinin, öğrencinin öğrenmesinde sağladığı yararları Arends (1997)[4] iki başlık altında toplamıştır: Birincisi, altını çizme yöntemi; anahtar sözcükleri, temel düşünceleri fiziksel olarak yerleştirir, böylece gözden geçirme ve anımsama daha hızlı ve etkili bir şekilde gerçekleşir. İkincisi, altı çizilerek seçme süreci, mevcut bilgi ile öğrenilen yeni bilginin birleştirilmesine yardım eder ve böylece anlamlı öğrenme gerçekleşmiş olur.[5] Metnin kenarına not alma yöntemi ise sonrasında önemli yerlerin dikkatimizi çekmesi ve o noktalara odaklanmamız açısından faydalı olabilecek bir yöntemdir. Aynı zamanda sonradan yapılan tekrarları kolaylaştırdığı ve hızlandırdığı bilinmektedir. Bu stratejiyle Kur’ân-ı Kerim’de de karşılaşıyoruz. Rabbimiz, dikkatimizi çekmek istediği ayetleri ve olayları bize bildirirken birtakım edatlar ve yemin ifadeleri kullanır. Allah (cc) bu ifadelerle, odaklanmamız ve dikkatimizi vermemiz gereken noktaları belirtir.

2. Tekrar (Yineleme) Stratejileri

Sonradan hatırlamak istediğimiz bilgileri, öğrendiğimiz ândaki gibi hatırlamak istediğimizde kullanılan bir stratejidir. Kısa süreli hatırlamalar ve basit temel görevler için uygundur, üst düzey öğrenmeler için çok uygun ve etkili değildir. Sesli okuma, aynen yineleme, liste ezberleme, satır altı çizme ve değiştirmeden yazma yineleme stratejilerine örnek verilebilir.[6] Tekrar stratejileri ezberlemeye dayalı olduğu için uzun süreli fayda sağlayabilecek bir yöntem olarak görülmemektedir. Aynı zamanda anlamlandırma stratejileriyle beraber kullanıldığında etkisinin görüleceği düşünülmektedir. Yine bu stratejinin de Kur’ân-ı Kerim’de kullanıldığına şahit oluyoruz. Önemli ve dikkat çekilmek istenen ayetlerin, Kur’ân-ı Kerim’de sıkça tekrar edildiğini ve bu yolla Allah’ın (cc) Müslimlere bir metod öğrettiğini görüyoruz.

3. Anlamlandırma Stratejileri

Daha önceden öğrenmiş olduğumuz ve uzun süreli belleğimizde yer alan bir bilgiyle, yeni öğrenmiş olduğumuz bilgi arasında bir bağlantı kurmak, onları bütünleştirerek öğrenmektir. Akıl kelimesinin etimolojisine baktığımızda, bağlamak anlamına geldiğini görürüz. Bağlayıp bir anlam verebilme, yani anlamlandırma demektir. Allah’ın (cc), Kur’ân-ı Kerim’deki birçok ayette insanlara hitaben “Akletmez misiniz?” şeklindeki ifadesi, anlamlandırmanın önemine dair verilecek örneklerden birisidir. Anlamlandırmaya güncel yaşantımızdan verilebilecek en iyi örneklerden biri yabancı dil öğreniminde görülmektedir. Örneğin; İngilizce dersinde öğrenmek istediği bir kelimeyi daha iyi öğrenmek isteyen bir öğrenci, benzetim yaparak o kelimeyi kendi dilindeki bir kelimeyle kodlamaya ve anlamlandırmaya çalışırsa öğrenmesi daha kalıcı olabilir. İngilizcedeki different (difırınt)/farklı kelimesinin Türkçede ilk çağrıştırdığı kelime fırın kelimesidir. Öğrenen kişi, mahallelerindeki fırının adının “di” koyulduğunu düşündüğünde (di fırın) ne kadar farklı bir fırın ismi olduğunu düşünerek different kelimesinin zihninde kalıcılığını arttırabilir.[7] Anlamlandırma stratejileri diğer stratejilere kıyasla daha fazla çeşitlilik gösterir. Özetleme, ana hat oluşturma, şematize etme, soru sorma, eklemleme, örgütleme, benzetimler yapma… gibi stratejiler bunlara örnek gösterilebilir.

4. Duyuşsal Stratejiler

Öğrenme sürecinde öğrenme stilimize uygun planlar yapsak bile bazen duygusal ve güdüsel nedenlerden dolayı çeşitli zorluklarla karşılaşabiliriz. Bunlar; dikkatini toplayamama, sınav kaygısı, olumsuz tutum… gibi nedenlerdir. Weinstein ve Mayer’a (1986)[8] göre bu stratejiler arasında uyarıcılara karşı uyanık ve rahat olma, yoğunlaşmayı ve dikkati sürdürme, öncelikli konuları belirleme, çalışılacak mekânın sessiz olması, olaylara karşı olumlu tutum geliştirme, kaygıyı ve stresi azaltma ve kendi kendine olumlu pekiştirmede bulunma gibi beceriler yer almaktadır.[9] Bu beceriler duygusal ve güdüsel nedenlerden kaynaklanabilecek zorlukların çözümünde fayda sağlayabilecek olan tekniklerdir. Örneğin; öğrencinin, öğretmene ve okula karşı olan olumsuz tutumları, öğrenme sürecini etkiler. Kendisine uygun bir öğrenme stili planlasa dahi bu olumsuz tutumlarından dolayı, öğrenme sağlıklı bir şekilde gerçekleşmeyebilir. Bu durumda öğrencinin olumsuz tutumlarının nedenleri bulunup sonrasında bu tutumları olumlularıyla değiştirmemiz fayda sağlayabilir. Yine öğrencinin, okulda yapamadığı matematik dersine karşı, “Yapamıyorum.”, “Benim sayısal alana yeteneğim yok.” gibi söylemleri kendisini olumsuz bir şekilde güdüler. Bunun yerine kendi kendine olumlu pekiştirmede bulunması ve kendine karşı olumsuz tutumları olan çocukların ebeveynlerinin, çocuğu olumlu bir şekilde pekiştirmeleri öğrenme sürecine fayda sağlayabilecek olan yöntemlerdir.

5. Yürütücü Biliş Stratejileri

Biliş, canlıların çevreyi algılayıp öğrenme ve daha sonra öğrenilen bilgiyi hatırlama, yorumlama, anlamlandırma yeteneğidir. Biliş stratejileri iki temel ögeden oluşur: Biliş hakkında bilgi ve bilgiyi izleme. Biliş hakkında bilgi, bir öğrencinin kendi öğrenme stillerinin farkında olmasıdır. Bilişi izleme, bireyin öğrenilecek durumun öğrenilmesinde en uygun stratejiyi seçme, uygulama, değerlendirme ve tekrar yenileyebilme yeteneğidir.[10] Bu stratejide kişinin kendine ait bir bilgisinin olması önem arz eder. “Öğrenmemin önündeki engeller neler?”, “Hangi konularda zorluk yaşıyorum?”, “Zorluk yaşadığım konularda neler yapmalıyım?” gibi sorulara verilen cevaplar, kişinin kendi öğrenmesine ait farkındalığını arttırabilir. Ortaya çıkan cevaplara yönelik stratejiler seçmesi, kullanması ve değerlendirmesi de doğru yöntemi bulma ve yapmış olduğu hataları düzeltme açısından fayda sağlayacaktır.

Öğrenmeyi Kolaylaştıran Yöntemler

Öğrenme, emek ve zaman isteyen bir eylemdir. Ve bu süreçte bize kolaylık sağlayacak yöntem ve teknikler bulunmaktadır. Her teknik her insan için faydalı olmayabilir. Burada kişinin kendini tanıması ve kendi öğrenme stiline göre hareket etmesi önem arz etmektedir. Yardımcı olabilecek bazı kolaylaştırıcı yöntemler şunlardır:

1. Çalışma Zamanını Ayarlama

Neye, nasıl, nerede çalıştığımız kadar ne zaman çalıştığımız da çok önemlidir. Zihnin bilgileri anlaması saatlere göre değişiklik gösterebilir. Bunun nedenlerinden biri beynimizin epifiz bezinde yer alan pineolasit hücreler tarafından salgılanan melatonin hormonudur. Özellikle uyku ve uyanıklık döngüsüne yardımcı olmasıyla bilinir. “Bu hormon akşam 21.00-22.00 saatlerinde artmaya başlar, 02.00-04.00 saatlerinde en üst seviyeye ulaşır. Sabah 05.00-07.00’de azalmaya başlar ve 07.00’den sonra bazal seviyelere düşer.”[11] Bazal seviye, herhangi bir fizyolojik işlevin en alt düzeyini ifade eder. Yani melatonin salınımı sabah saat 07.00’den sonra en alt seviyeye düşmeye başlar. Zihnimizin bu saatten sonra daha açık olduğunu söyleyebiliriz. Aynı zamanda kortizol hormonu dediğimiz, uyanıklık veren hormonun salınımı da 08.00-11.00 arası gerçekleşir. Ve bu saatler arası zihnimizin en açık, planlama ve düzenleme becerilerimizin üst düzeyde olduğu saatlerdir. Yani sabah vakitleri bu noktada öğrenme açısından önemlidir. Dinimiz de bunu destekler, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurur:

“Allah’ım!.. Ümmetimin (sabah) erken vakitlerini (o vakitlerde başladıkları işlerini) bereketli kıl!”[12]

Yapılan araştırmalara göre sirkadiyen (günlük) ritmin de öğrenmeyle önemli bir ilişkisi vardır. Sirkadiyen ritim, canlıların yaklaşık bir günlük biyolojik, fizyolojik ve psikolojik değişimlerini ifade eder. Yani bedenimizin biyolojik saat sistemidir. Eğitim ve öğretimden maksimum verim alınabilmesi için bireyin biyolojik saatine dikkat edilmesi gerekir. Bireysel öğretimin ön plana çıktığı çağımızda, bireysel özellikler dikkate alınmadan düzenlenen eğitimden verimli sonuçlar elde edilemeyecektir. Bu anlamda öğrenenin günlük ritim tipine uygun öğretim yapılması çok önemlidir. Bazı insanlar sabahın erken saatlerinde iyi öğrenirken bazı insanlar da gecenin geç vakitlerinde iyi öğrenirler. Bu durumda kişinin kendi vücudunu tanıması, bilmesi ve sonrasında biyolojik saatine göre öğrenme aktivitesine katılması daha faydalı olacaktır.[13]

2. Not Alma Yöntemleri

Not almak, zihnimizde biriken bilgileri kalıcı hâle getirmenin bir yoludur. Nerede, nasıl, neyi, kimi… not aldığımız önemlidir, çünkü dinlediğimiz şeyi not almak ile okuduğumuz şeyi not almak veya ders çalışırken not almak ile bir toplantıda aldığımız notlar arasında fark vardır.[14] Öğrenilmeye çalışılan bilgi, bunu öğrendiğimiz kişi ve öğrenilen mekân, not almayı etkileyecek etkenlerdir. Biz burada yalnızca öğrenmeyi kolaylaştıracak not alma yöntemlerinden bahsedeceğiz. Her bireyin farklı not alma tekniği kullanması normaldir. Eğer bu not alma tekniği öğrenmeyi kolaylaştırıcı ve başarıyı arttırıcı bir etki oluşturuyorsa kullanılabilir. Bahsedebileceğimiz temel birkaç teknik şunlardır:

Cornell Not Alma Tekniği: Bu teknikte ilk olarak sayfa üçe bölünür:

Birinci bölüm, notları alacağımız yerdir. Konunun en önemli noktalarının notları buraya yazılır.

İkinci bölüm ise not aldığımız konuyla alakalı ipuçları, kısaltmalar ve anahtar kelimelerin yazıldığı kısımdır.

Üçüncü bölüm ise not aldığımız konuyla alakalı özet yazdığımız yerdir. Bu özet kısım, kendi cümlelerimizin ve konudan anladıklarımızın yazıldığı bölümdür.

Matris Tekniğiyle Not Alma: Matris tekniği, grafiksel not alma tekniklerinden birisidir. Grafiksel gösterimler, öğrenen kişinin daha iyi kavramasına yardımcı olur ve aynı zamanda sözel ifadelerin karmaşıklığını görselleştirdiği için sonrasında gözden geçirilmesi daha kolay gerçekleşir.[15]

Ana Hat Tekniğiyle Not Alma: Notların anlamlı, ayrıntılı, düzgün cümlelerle yazılması amaçlanmaz. Bunun yerine kısa ve öz bir şekilde, okuyucunun anlayabileceği kelimelerle notlar alınır. Hatırlatıcı ipuçları görevi görürler ve bu sebeple biçimsel kaygılar güdülmez. Bu teknik ayrıntılı not almayı gerektirmediği için, not alan kişiye zaman kazandırmada ve dinlemedeki kopuklukları en aza indirmede fayda sağlar.

Söylediğimiz gibi her öğrenenin farklı biçimde not alma yöntemi olabilir. Asıl amaç, öğrenmenin kolaylaşması ve bununla beraber hatırlamada bize yardımcı olabilmesidir.

3. Feynman Tekniği

Bu tekniğin temelinde öğrenilenlerin basitleştirilerek öğrenilmesi fikri yatar. Feynman’ın deyimiyle, öğrenilecek olan konuların, beş yaşındaki çocuğa açıklar gibi ele alınması gerekir. Konu ne kadar basitleşirse öğrenen kişinin öğrenme hızı ve zihnindeki kalıcılığı aynı oranda artar diyebiliriz. Allah (cc) ve Resûl’ünün (sav) de kolaylaştırma ve basitleştirme konusunda vurguları vardır: “Allah sizin için kolaylık diler, zorluk dilemez…”[16] Ameller noktasında kolaylaştırıcı olan bu buyruğun günlük yaşantımızda, öğrenme alanındaki karşılığı Feynman Tekniğidir. Bu teknik, dört adımda ele alınır:

a. İlk olarak öğrenilecek olan konunun belirlenmesiyle başlanır.

b. Sonrasında konuyu bilmeyen birine anlatır gibi anlatmak gerekir. Bu adımda konuya dair bildiğimiz gereksiz ve karmaşık ifadeleri silmek amaçlanır.

c. Akabinde konuyu anlatırken eksikleri fark edip buradaki boşlukları doldurmak için geri dönmek gerekir.

d. Son olarak da elimizde olanları günlük hayattaki diğer konu ve olaylarla ilişkilendirmek, benzetmek gerekir. Yeni anlamlı ilişkiler kurmanın, öğrenmenin kalıcı hâle gelmesinde oldukça etkili olduğu görülmüştür.

4. Zihin Sarayı Yöntemi (Da Vinci Metodu)

Zihin Sarayı Yöntemi; Loci Yöntemi, Da Vinci Metodu, Lokus Metodu diye de bilinir. Bu yöntemde amaç, hatırlamak istediğimiz şeyin mekânla bağlantısını kurmaktır. İlk olarak bu yöntemde bir mekân seçmeniz gerekir. Bu mekân tamamen size kalmış, fakat rahat hissedeceğiniz bir yer olması işi kolaylaştırır. Daha sonra bu mekândaki rotanız nasıl olacak, onun seçilmesi ve son olarak da öğrenmeniz gereken bilgileri o mekândaki eşyalarla ilişkilendirmeniz gerekir. Bu yöntem birçok şeyin ezberlenmesinde ve daha sonra da hatırlanmasında yardımcı olacaktır. Bilişsel bir faaliyet olması sebebiyle ilk deneme de zor gelebilir, fakat tekrarlandıkça kolaylaşabilecek yöntemlerden birisidir. Örneğin; Türkiye’de yer alan gölleri ezberlemek isteyen bir öğrenci, her gün kullanmış olduğu yol güzergâhındaki binalarla bu göl isimlerini eşleştirirse, karşısına sınavda bu soru çıktığında o güzergâhı hayal ederek göl isimlerini hatırlaması kolaylaşabilir. Günümüzde Dünya Hafıza Şampiyonası düzenlenmektedir. Sekiz kez Dünya Hafıza Şampiyonu olan Dominic O’Brien’in de bu tekniği kullandığı bilinmektedir. (Dominic O’Brien’in kullandığı teknik hakkında daha fazla bilgi edinmek için yandaki karekodu okutabilirsiniz.)

Bu yazımızda öğrenme stratejilerinden ve öğrenmeyi kolaylaştırıcı yöntemlerden bahsettik. Bir sonraki yazımızda ise çocukların öğrenme sürecine ve öğrenmeyi kolaylaştırıcı yöntemlerine değineceğiz. Sonraki sayıda görüşmek üzere.

Selam ve dua ile…

 


[1]. Yüksel, S. & Koşar, E. (2001). Eğitim fakültesi öğrencilerinin ders çalışırken kullandıkları öğrenme stratejileri. Çağdaş Eğitim, 278, 29-36

[2]. Aslam Orkun, M. & Bayırlı, A. (2019). Öğrenme Stratejileri ve Öğretimi. Maarif Mektepleri Uluslararası Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi, 2 (1), 64-74

[3]. Sönmez, V. (2008). Öğretim İlke ve Yöntemleri, 2. Baskı. Ankara: Anı Yayıncılık. s. 281-283

[4]. Arends, I. R. (1997) Classroom Instruction and Management. The McGraw-Hill Companies

[5]. Subaşı, G. (2000). Etkili Öğrenme: Öğrenme Stratejileri. Milli Eğitim Dergisi, 146

[6]. Özer, B. (2004). Öğretmenin yeni görevi: öğrenmeyi öğretme. Öğrenmeyi Öğretme Etkinlikleri Diyaloglar, Sunumlar, Atölyeler. 17-18 Kasım, 197-203

[7]. Aslam Orkun, M. & Bayırlı, A. (2019). Öğrenme Stratejileri ve Öğretimi. Maarif Mektepleri Uluslararası Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi, 2 (1), 64-74

[8]. Weinstein, C. E. and Mayer, R. E. (1986). The teaching of learning strategies. In M. C. Wittrock (Ed.), Handbook of research on teaching (p.315-327). New York: Macmillan

[9]. Yeşilyurt, E. (2021). Öğrenme Stratejileri. OPUS International Journal of Society Researches , Eğitim Bilimleri Özel Sayısı , 5116-5139

[10]. Senemoğlu, N. (2013). Gelişim, öğrenme ve öğretim kuramdan uygulamaya, 23. Baskı, Ankara: Yargı Yayınevi

[11]. Özçelik F. , Erdem M. , Bolu A. , Gülsün M. Melatonin: Genel Özellikleri ve Psikiyatrik Bozukluklardaki Rolü. pgy. 2013; 5(2): 179-203

[12]. Ebu Davud, 2606; Tirmizi, 1212

[13]. Damar, A. (2016). Özerk öğrenme, günlük ritim, sosyal jetlag ve ortalama uyku süresi ile fen başarısı arasındaki ilişki. Sakarya Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü İlköğretim Anabilim Dalı Fen Bilgisi Öğretmenliği Bilim Dalı. Yüksek lisans tezi

[14]. Daha ayrıntılı bilgi için bk. Jean Simonet-Renee Simonet, Not Alma Teknikleri, Arion Yayınevi

[15]. Safran, M. & Kiriş, A. (2011). The importance of using outlining and matrix note taking in teaching history. Milli Eğitim Dergisi, 41 (189), 187-20

[16]. 2/Bakara, 185

Önerilen makaleler