SÜNNETİ HIFZETTİLER

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla,

Allah’a hamd, Resûl’üne salât ve selam olsun.

“Sünnet Üzerine” yazı dizimize “Sünnet nasıl korunmuştur?” sorusuna cevaplar arayarak devam ediyoruz. Bir önceki makalemizde de belirttiğimiz gibi bu bölümde Sünnet tarihinden bazı örnekler aktarmakla yetineceğiz. Gerekli görülen yerlerde kısa açıklamalar yapmakla iktifa edeceğiz.

“Sünnet nasıl korunmuştur?” sorusuna ilk cevabımız:

Sünneti Hıfzettiler/Ezberlediler

Tarihimiz ezber kabiliyeti ve kuvvetli hafıza bakımından eşsiz âlimlerimizle doludur. Bu hadis hafızları Allah Resûlü’nün (sav) Sünnet’ini ezberlemiş ve sonraki nesillere aktarmışlardır. Kuşkusuz bu onlar için büyük bir nimettir. Zira Yüce Allah onları Sünnet’in muhafızları kılmıştır. Bizim için de büyük bir nimettir. Çünkü bu dini ilk ağızlardan bize kadar bu imamlar aktarmışlardır. Ümmete böyle imamlar nasip ettiği için Yüce Allah’a (cc) ne kadar hamdedip şükretsek azdır!

Şimdi, okyanustan katre misali bazı âlimlerimizi zikredelim:

1. İmam Şa’bî [H 104]:

Kendisi şöyle der:

“Şu günüme gelinceye kadar beyaz (sayfa) üzerine siyah (yazı) ile hiçbir şey yazmadım. Bir adam bana bir hadis rivayet ettiğinde ise onu mutlaka anında ezberledim ve o hadisi bana ikinci kez tekrar etmesini (asla) istemedim.”1

“Yirmi seneden beri bir adamın bir hadis rivayet ettiğini duyup da o hadisi ondan daha iyi bilmediğim hiçbir ân olmamıştır. Üstelik ben ilimden öyle şeyler unuttum ki eğer bir adam sadece o unuttuklarımı ezberlemiş olsaydı büyük bir âlim olurdu!”2

2. İbn Şihâb ez-Zührî [H 124]:

Kendisi şöyle der:

“Kalbime neyi emanet ettiysem onu asla unutmadım.”3

“Bir kimseden işittiğim bir hadisi (ezberlemek veya teyit etmek için) asla ikinci kez tekrarlatmadım. Bir hadis hariç, hiçbir hadiste de asla şüpheye düşmedim. O (şüpheye düştüğüm tek) hadisi de gidip (kendisinden işittiğim) arkadaşıma sordum, bir de baktım ki hadis aynen benim ezberlediğim gibiymiş.”4

El-Cumahî şöyle der: “İbn Şihâb olmasaydı Sünnetlerin çoğu zayi olup giderdi.”5

3. Sufyân Es-Sevrî [H 161]:

Şöyle der:

“Bir bina inşa etmek için asla tek bir dirhem bile harcamadım. Ve kalbime (hafızama) emanet ettiğim hiçbir şey de bana asla ihanet etmedi (unutmadım).”6

4. Vekî’ ibni Cerrâh [H 197]:

Ali ibni Haşrem şöyle anlatmıştır:

“Vekî’in elinde (hadis meclislerinde) asla bir kitap görmedim. O, sadece ezberinden rivayet ederdi. Kendisine hafızayı güçlendiren ilaçların (veya yöntemlerin) ne olduğunu sordum.

Bana: ‘Eğer sana ilacını öğretirsem onu kullanır mısın?’ dedi.

Ben de: ‘Evet, vallahi kullanırım.’ dedim.

Bunun üzerine şöyle buyurdu: ‘Günahları terk etmektir. Şüphesiz ben, hafızayı korumak için günahları terk etmek gibisini tecrübe etmedim.’ “7

İshak ibni Râhûye şöyle der:

“Benim ezberim ve İbnü’l-Mübârek’in ezberlemesi bir çaba ve zorlama iledir. Fakat Vekî’in hafızası ise fıtrî ve asıl olan bir hafızadır. Nitekim Vekî’ bir gün ayağa kalktı, arkasını yasladı ve tek bir mecliste tamamen hafızasından yedi yüz hadis rivayet etti.”8

5. İmam Şâfiî [H 204]:

İmam Şâfiî şöyle der:

“Ben yedi yaşındayken Kur’ân’ı ezberledim, on yaşındayken de ‘El-Muvatta’yı ezberledim. On bin hadisi (sened ve metniyle bütünüyle) ezberleyinceye kadar da fetva vermedim.”9

İmam Mâlik’in Muvatta’sını ne kadar sürede ezberlediğiyle ilgili de şöyle der: “El-Muvatta kitabına yöneldim ve onu dokuz gecede ezberledim.”10

6. İshak ibni Râhûye [H 238]:

Ali ibni Haşrem şöyle anlatmıştır:

“İshak ibni Râhûye, yetmiş bin hadisi (öğrencilerine) tamamen hafızasından imla ettirirdi (yazdırırdı).»11

Ebû Dâvud el-Haffâf şöyle demiştir:

“İshak ibni Râhûye’nin şöyle dediğini işittim: ‘Kitaplarımda bulunan yüz bin hadise adeta (satır satır) bakmaktayım, otuz binini ise (tek bir solukta) peş peşe sıralayabilirim.’

Ebû Dâvud devamla şöyle dedi: ‘İshak, hafızasından bize on bir bin hadis imla ettirdi (yazdırdı). Sonra (yazdırdığı bu hadisleri teyit etmek için) bize hafızasından tekrar okudu, (ilk okuyuşuna nispetle) ne tek bir harf arttırdı ne de tek bir harf eksiltti!’ ”12

Ebû Yezîd Muhammed ibni Yahyâ şöyle anlatır:

“İshak ibni Râhûye’yi şöyle derken işittim: ‘Yüz bin hadisin (kitaplarımdaki) yerini adeta onlara bakıyormuşum gibi bilmekteyim. Bunlardan yetmiş bin hadisi tamamen sahih halleriyle ezberden bilirim. Ayrıca dört bin tane de müzevver (uydurulmuş/aslı değiştirilmiş) hadis ezberimde vardır.’

Kendisine: ‘Müzevver (uydurma) hadisleri ezberlemenin manası nedir (buna neden ihtiyaç duydun)?’ diye sorulunca şöyle cevap verdi: ‘Sahih hadislerin arasında o uydurma hadislerden biri karşıma çıktığı zaman, (bit ayıklar gibi) onu sahihlerin arasından çekip çıkarır; pürüzsüzce temizlerim.’ ”13

İbrâhim ibni Ebî Tâlib el-Hâfız şöyle anlatır:

“İshak’ın, ezberinden yazdırdığı ‘Müsned’ derslerinden tek bir meclisi kaçırmıştım. Bu meclisi bana tekrar etmesi için ona defalarca müracaat ettim fakat (yoğunluğundan dolayı) imkân bulamadı. Bir gün, köyden onun için taşıyıp getirdiğim bir miktar buğdayla birlikte yanına gittim. Bana şöyle dedi: ‘Yanımda dur ve şu buğdayın ağırlığını (hesabını) yaz. İşin bittiğinde o meclisi sana tekrar edeceğim.’ Dediğini yaptım. İş bitince bana o meclisin ilk hadisinin ne olduğunu sordu. Ardından kapının kenarına yaslandı ve o ders meclisinin tamamını hafızasından baştan aşağı yeniden okudu.”14

7. Ebû Zur’a er-Râzî [H 264]:

İmam Ahmed ibni Hanbel şöyle der:

“(Resûlullah’tan gelen) sahih hadislerin sayısı yedi yüz bin küsurdur. Bu genç de -yani Ebû Zur’a- altı yüz bin hadis ezberlemiştir. İmam Ahmed’e: ‘Bunu nereden (nasıl) biliyorsun?’ denilince, ‘Onunla hadis babları üzerinden müzakere yaptım’ cevabını verdi.”15

Kendisi şöyle derdi:

“İbrâhim ibni Mûsâ el-Ferrâ’dan yüz bin hadis, Ebû Bekir ibni Ebî Şeybe’den yüz bin hadis yazdım. Sizden birinizin İhlas Suresi’ni ezbere bildiği gibi, ben de iki yüz bin hadisi (aynı pürüzsüzlükte) ezberimde tutmaktayım.’

İbn Mende’nin rivayetinde ise: ‘Üç yüz bin hadis ezberimde tutmaktayım’ şeklindedir.”16

Yine şöyle demiştir:

“Evimde elli yıl önce yazdığım ve yazdıktan sonra bir daha asla yüzünü açıp mütalaa etmediğim (bakmadığım) kitaplar var. Şüphesiz ben onların hangi kitapta, hangi yaprakta ve hangi sayfada olduğunu çok iyi biliyorum. Kulağımla işittiğim hiçbir şey yoktur ki kalbim onu doğrudan kavramış/ezberlemiş olmasın. Hatta Bağdat çarşılarında yürürken, köşklerden/odalardan şarkıcı kadınların seslerini işitiyorum da, kalbim (bu gayrimeşru sözleri) ezberleyip zihnime alır korkusuyla parmaklarımı kulaklarıma tıkıyorum.”17

Ebû Zur’a’nın hadise dair ilmi ve mahfuzatı o kadar geniştir ki İshak ibni Râhûye onun hakkında şöyle demiştir:

“Ebû Zur’a’nın bilmediği (tanımadığı) hiçbir hadisin aslı yoktur.”18

Muhammed ibni İshâk es-Sakafî şöyle anlatmıştır:

“Kuteybe ibni Saîd, Rey şehrine geldiğinde onlara hadis rivayet etmesini istediler. Kuteybe bunu kabul etmedi ve ‘Benim meclisimde Ahmed ibni Hanbel, İbni Maîn, İbnü’l-Medînî (dedi ve başka kimseleri zikretti) varken ben size hadis mi anlatayım?’ dedi. Meclistekiler, ‘Bizim yanımızda öyle bir genç var ki senin meclis meclis rivayet ettiğin tüm hadisleri tek bir solukta (ezberden) arka arkaya sıralar.’ dediler. Sonra, ‘Kalk, ey Ebû Zur’a!’ dediler. Ebû Zur’a ayağa kalktı ve Kuteybe’nin onlara rivayet ettiği her şeyi harfi harfine ezberden okudu. Kuteybe buna hayran kaldı (hayretler içinde kaldı) ve ancak ondan sonra onlara hadis rivayet etmeye başladı.”19

Bu sayımızda bu imamlarla iktifa edelim.

✽ ✽ ✽

Bir sonraki sayımızda buluşmak duasıyla…

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

1 . Siyeru A’lâmi’n Nubelâ, 4/301

2 . Siyeru A’lâmi’n Nubelâ, 4/301

3 . El-Ma’rifetu ve’t Tarih, 1/635

4 . El-Câmiu li Ahlâki’r Râvi ve Âdâbi’s Sâmi’, 2/253, no: 1767

5 . El-Ma’rifetu ve’t Tarih, 1/635

6 . Mir’âtü’z-Zamân fî Tevârîhi’l-A’yân, 12/332

7 . Siyeru A’lâmi’n Nubelâ, 9/151

8 . Siyeru A’lâmi’n Nubelâ, 9/157

9 . Mir’âtü’z-Zamân fî Tevârîhi’l-A’yân, 13/400

10 . Mir’âtü’z-Zamân fî Tevârîhi’l-A’yân, 13/401

11 . El-Câmiu li Ahlâki’r Râvi ve Âdâbi’s Sâmi’, 2/253

12 . Siyeru A’lâmi’n Nubelâ, 11/373

13 . El-Câmiu li Ahlâki’r Râvi ve Âdâbi’s Sâmi’, 2/254

14 . Siyeru A’lâmi’n Nubelâ, 11/373-4

15 . Mir’âtü’z Zamân fî Tevârîhi’l A’yân, 16/22

16 . age. 16/23

17 . age. 16/23

18 . age. 16/23

19 . age. 16/23

Önerilen makaleler