Zayıf yaratıldığımız için birçok işin üstesinden gelemeyiz. Yardım isteriz. Elimizden tutacak, işimizi kolaylaştıracak yardımcılar koşar gelir. Hafifler yükümüz.
İlginçtir, Nebevi bir sorumluluk olmasına rağmen peygamberler de yardım istemişlerdir:
“ ‘Allah’a (giden bu yolda) benim yardımcılarım kimlerdir?’ Havariler dedi ki: ‘Biz, Allah’ın yardımcılarıyız. Allah’a iman ettik ve şahit ol ki biz Müslimlerdeniz/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen kullardanız.’ ”1 ayeti, Îsâ’nın (as) çağrısını;
“Ailemden bir vezir/yardımcı ihsan et bana.”2 ayeti de Mûsâ’nın (as) yardımcı talebini bize aktarır.
Demek ki yardım talebi, zorluklara katlanmada fıtri bir ihtiyaçtır.
Allah (cc) ise bundan müstağnidir. Onun ne yardıma ne de yardımcıya ihtiyacı vardır:
قُلِ ادْعُوا الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِۚ لَا يَمْلِكُونَ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِ وَمَا لَهُمْ ف۪يهِمَا مِنْ شِرْكٍ وَمَا لَهُ مِنْهُمْ مِنْ ظَه۪يرٍ
“De ki: ‘Haydi! Allah’ın dışında (ilah olduğunu) zannettiklerinizi çağırın (bakalım)!’ Onların göklerde ve yerde zerre ağırlığınca sahip oldukları bir şey yoktur. O ikisinde bir ortaklıkları da yoktur. (Allah’ın) onlardan yardımcı/destek edindiği kimse de yoktur.”3
Ne göğü tutmak için, ne de yeri yaymak için; ne yaratmak ne de yönetmek için bir yardımcıya ihtiyaç duyar. O El-Hâlık’tır, El-Melik’tir, El-Hakîm’dir… “Ol!” emriyle her şey oluverir.4
Fakat bu hakikat tek bir yerde değişir:
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُٓوا اَنْصَارَ اللّٰهِ
“Ey iman edenler! Allah’ın yardımcıları olun.”5
Allah (cc) iman edenlere seslenir: Allah’ın yardımcıları olun, der.
Dinini yeryüzüne yaymada, yeryüzünden şirk ve fitne silininceye kadar kâfirlerle savaşmada, iyiliği emredip kötülüğü nehyetmede yardımcı olun, der.
Bu; Kur’ân’ın ayeti, Allah’ın (cc) emridir ve bu emri yerine getirirken zayıflığımız âşikârdır:
وَخُلِقَ الْاِنْسَانُ ضَع۪يفاً
“(Çünkü) insan zayıf yaratılmıştır.”6
Azlığımız su götürmez bir gerçektir:
“Hatırlayın ki bir zamanlar siz yeryüzünde azınlıktaydınız, zayıf bırakılmıştınız (müstazaftınız); insanların sizi kapıp götürmesinden (yakalayıp yok etmesinden) korkuyordunuz.”7
Donanımımız yok denecek kadar azdır. Hatta bunları kâfirlerle kıyasladığımızda çölde kum tanesiyizdir. Aslına bakarsanız, “Biz kim, bu görevi taşımak kim!” diyecek kadar yetersizizdir.
“Şüphesiz ki biz; göklere, yere ve dağlara emaneti (şer’i sorumluluğu/irade ve mükellefiyeti) teklif ettik. Onu yüklenmekten kaçındılar ve ondan endişeye kapıldılar. (Ama) insan onu yüklendi. Çünkü o, pek zalim, pek cahildir.”8
Ancak yine de Allah (cc) bize seslenir:
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُٓوا اَنْصَارَ اللّٰهِ
“Ey iman edenler! Allah’ın yardımcıları olun.”9
“Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Kâfirler istemese de Allah, nurunu tamamlayacak olandır.”10
“Allah: ‘Andolsun ki ben galip geleceğim ve resûllerim de (galip geleceklerdir).’ diye yazmıştır. Şüphesiz ki Allah, (güç ve kuvvet sahibi olan) Kaviy, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz’dir.”11
“Sen sevdiğini hidayet edemezsin, fakat Allah dilediğini hidayet eder. O, kimin hidayete uygun olduğunu en iyi bilendir.”12
Yani aslında yardımcıyızdır ama ne kâfirleri yenmede ne de insanlığın hidayetinde gerçek bir fonksiyona da sahip değilizdir.
Yine de Allah (cc) bize seslenir:
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُٓوا اَنْصَارَ اللّٰهِ
“Ey iman edenler! Allah’ın yardımcıları olun.”13
Ebû Zerr’den (ra) rivayet edildiğine göre Allah Resûlü (sav), Allah’ın (cc) şöyle buyurduğunu bildirmiştir:
“Ey Kullarım! Bana zarar veremezsiniz, bana fayda da sağlayamazsınız. Ey Kullarım! İlkiniz ve sonunuz, insanınız ve cininiz; aranızdaki en takva sahibi kişinin kalbi kadar takva sahibi olsalar bile bu asla artmaz. Ey Kullarım! Sizden ilkiniz ve sonuncunuz, insanınız ve cininiz; en kötü kalpli olanınız kadar kötü olsalar bile bu benim egemenliğimi azaltmaz.”14
Allah’a (cc) hiçbir fayda sağlamayacak olmamıza rağmen Allah (cc) yine de bize seslenir:
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُٓوا اَنْصَارَ اللّٰهِ
“Ey iman edenler! Allah’ın yardımcıları olun.”15
Tüm bunlar ne anlama geliyor?
“İnsanlığı hidayet edecek, dinimi yeryüzüne yayacak, kâfirleri hezimete uğratacak, Müslimleri yeryüzüne vâris kılacak olan benim!” diyor Allah (cc). “Bunu gerçekleştirirken senden de sadece bir çaba bekliyorum. Bu şanlı tarih yazılırken, devasa yapbozun parçaları her yüzyılda birer beşer yerine konulurken sen de buna dâhil ol, istiyorum. Bu taşın altına elini koymanı istiyorum. Bu sayede yaratılış amacına uygun davranacaksın. En hayırlı ümmet vasfını alacaksın. Dinime yardım ettiğin için yardım göreceksin.” buyuruyor ve ekliyor: “Seni şu ayetle müjdeliyorum!”
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَنْصُرُوا اللّٰهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ اَقْدَامَكُمْ
“Ey iman edenler! Siz Allah’a yardım ederseniz, (Allah da) size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.”16
1 . 3/Âl-i İmrân, 52
2 . 20/Tâhâ, 29
3 . 34/Sebe’, 22
4 . 36/Yâsin, 82
5 . bk. 61/Saff, 14
6 . 4/Nisâ, 28
7 . 8/Enfâl, 26
8 . 33/Ahzâb, 72
9 . bk. 61/Saff, 14
10 . 61/Saff, 8
11 . 58/Mücadele, 21
12 . 28/Kasas, 56
13 . bk. 61/Saff, 14
14 . Müslim, 2577; Tirmizi, 2495
15 . bk. 61/Saff, 14
16 . 47/Muhammed, 7



