Loader
Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına...

Tevhid ve Şirkin Anlaşılmasında 4 Asıl 05-10-2020 Sayfa : 62-64 / Yazar : Salim KANDEMİR

 

Kitabın Adı: Tevhid ve Şirkin Anlaşılmasında 4 Asıl

Kitabın Müellifi: Şeyh Muhammed b. Abdulvahhab

Kitabın Şarihi: Halis Bayancuk

Yayınevi: Tevhid Basım Yayın

Basım Tarihi: 2020 (2. Baskı)

Basım Yeri: İstanbul

Sayfa Sayısı: 203

Sayfa sayısı: 13.5*21 cm (Roman Boy)

Hamd, kendisine yönelenleri hidayet eden Allah’a (cc); salât ve selam küfrün silicisi, hidayet yolunun rehberi, müminlerin önderi Resûlullah’adır (sav).

Yüce Rabbimiz mukaddes kitabında tüm şer ve şerirlerin yollarını açıklamıştır.[1] Allah Resûlü (sav) ise vefat etmeden önce tüm bu yolları beyan etmiştir.[2] Beyan ettiği konulardan biri de ileride ümmetinde vuku bulacak sapmalardır. Hadislerle birlikte tahayyül edelim:

“Siz, sizden önceki milletlerin sünnetine adım adım, karış karış tabi olacaksınız. Öyle ki onlar kelerin deliğine girecek olsa siz de peşi sıra gireceksiniz. ‘Ey Allah’ın Resûlü! Onlar Yahudi ve Hristiyanlar mıdır?’ dediler. ‘Başka kim olacak?’ buyurdu.”[3]

“Benim ümmetim, kendisinden önce geçen milletlerin siretine/yoluna adım adım uymadan kıyamet kopmaz.”[4]

“Devs Kabilesi’nin kadınlarının kalçaları Zu’l-Halasa’nın etrafında çalkalanmadıkça kıyamet kopmaz.”[5]

“Lat ve Uzza’ya kulluk edilmediği sürece gece ve gündüz gitmez.”[6]

“Ümmetimden bazı gruplar müşriklere katılıp putlara tapmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Aynı zamanda ümmetimden otuz yalancı ortaya çıkacak ve her biri peygamber olduğunu iddia edecektir. Hâlbuki ben peygamberlerin sonuncusuyum, benden sonra peygamber olmayacaktır.”[7]

Nasr Suresi kendisine indirildiği zaman Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

“Ona (dine) bölük bölük girdikleri gibi bölük bölük de çıkacaklardır.”[8]

Allah Resulü’nün (sav) ifade ettiği bu çirkin fiilleri yapacak kimseler Yahudi, Hristiyan, Mecusi gibi başka dinlerden olan insanlar değildir. Bunları yapan kimseler kendi ümmetinden olan; yani Kelime-i Şehadet’i söyleyen, kendisini Muhammed’e (sav) nispet eden, namaz kılıp oruç tutan insanlardır.

Korkulan başa gelmiş, bu kadar ikaza[9] rağmen geçmişte ve günümüzde bu insanlar var olmuştur. Tevhid reddedilip şirk kabul görmüş; bidatler sünnete, sünnetler bidate çevrilmiş; Tağutların tahtları sağlamlaştırılmış; Müslimler ezilmiş; Ebu Rigaller, Rüveybidalar, vehn hastalığına kapılanlar sarayları ve meydanları doldurmuştur. Ne yazık ki yaşadığımız vakıada da bunu net bir şekilde müşahede etmekteyiz.

Ancak böyle dönemlerde hakkın destekçisi, sünnetin ihyacısı yiğit âlimler hiçbir zaman susmamış ve hakkı ayakta tutma vazifelerini yerine getirmişlerdir. Tam da bu manada bu ay tanıtacağımız “Tevhid ve Şirkin Anlaşılmasında 4 Asıl” kitabı, farklı dönemlerde yaşayan ve bu sorumluluk bilinciyle eserler veren iki ilim ehlini bir araya getirmiştir.

Metin “El-Kavaidu’l Erba” ismiyle Şeyh Muhammed b. Abdulvahhab’a ait olup, şerhi “Tevhid ve Şirkin Anlaşılmasında 4 Asıl” ismiyle Halis Bayancuk Hoca’ya aittir.

Yazar, kitabın içeriğine 2014’deki ilk baskısına ek olarak günümüzde çokça tartışılan “Vehhabilik” kavramı üzerine daha önce sorulan iki soruya cevap eklemiştir. Kısaca “Siz Vehhabi misiniz?” ve “Muhammed b. Abdulvahhab’ın ve torunlarının siyasi mücadele anlayışına katılıyor musunuz?” sorularına cevap vererek bir cehaleti gidermiş, başka bir ifadeyle toplumu davet ve davetçiye kışkırtma çabasıyla atılan iftiraları gün yüzüne çıkarmıştır.

Şârih kitaba Muhammed b. Abdulvahhab’ın (rh) hayatını anlatarak başlamış, sadece hayatını anlatmakla kalmayıp günümüz için de davete ve davetçiye taalluk eden bazı derslere temas etmiştir. Özellikle Şeyhin son gittiği bölgenin emirinin eşi olan saliha bir kadın vesilesiyle davetinin yayılması günümüzdeki Müslimeler için dikkat çekicidir.

Şeyh satırlarına “Yüce arşın Rabbi olan Allah’tan; seni dünya ve ahirette dost edinmesini, nerede olursan ol seni mübarek kılmasını istiyorum.” sözleriyle okuyucularına dua ederek başlamıştır. Belki de çoğu zaman arka plana attığımız önemli hususlardan bir tanesi de budur; sadece ve sürekli Allah’a dua etmek. İnsanın hidayete erişmek ve hidayet üzere kalabilmek için bu mühim konuyu hayatının her evresinde öncelemesi gerekir. Bu manada Halis Bayancuk Hoca’nın değindiği “Hidayet-i Tevfik” ve “Hidayet-i İrşad” kavramları, mücevher sandığının anahtarı niteliğindedir.

Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmaktadır:

“Siz Rabbinize kavuşuncaya dek gelebilecek her bir zaman, öncekine göre daha şerli ve kötü olacaktır.”[10]

Öyleyse şu an katmerli cahiliyenin en üst seviyesindeyiz. Bu yüzden Tevhid ve Sünnet’in bilinip muhafaza edilebilmesi için şirkin ve cahiliyenin bilinmesi elzemdir. Çünkü her şey zıddı ile bilinir. Kitaba bu pencereden baktığımızda yazar, dört asıl boyunca şirk, şirkin çeşitleri, şirkin temeli, şirk mantığının arka planı ve cahiliyeye karşı gard almanın önemini anlatmıştır bizlere.

Peki, nedir bu 4 asıl?

Bu sorunun cevabını öğrenmeniz için sizleri; bir köşeye çekilerek, elinize bir çay/kahve alıp kendinizi kitabın billurumsu akışına bırakmaya davet ediyorum.

Ahirinizin, evvelinizden hayırlı olması duasıyla...

 

[1] .“Suçlu günahkârların yolları apaçık belli olsun diye, ayetlerimizi işte böyle tafsilatlandırıyoruz.” (6/En’âm, 55)

[2] .“Sizleri cennete yaklaştırıp cehennemden uzaklaştıracak, açıklamadığım hiçbir şeyi bırakmadım...” (Beyhaki, 12447; Taberani, 2737; Ma’mer İbni Raşid, 20100)

[3] .Buhari, 7320; Müslim, 2669

[4] .Buhari, 7319

[5] .Buhari, 7116; Müslim, 2906

[6] .Müslim, 2907

[7] .Ebu Davud, 4252; Tirmizi, 2219

[8] .Darimi, 90

[9] .“Ben sizi, gecesi gündüzü gibi aydınlık olan bir din üzerinde bıraktım. Benden sonra, helak olandan başkası o dinden  sapmaz.” (İbni Mace, 44)

[10] .Buhari, 7068; Tirmizi, 2206

Bu Sayfayı Paylaş :