Es-Selamu Aleykum Kıymetli Okurlar,
Gençlerle Muamele Köşemizde otoriter ailelerin ebeveynlik davranışlarını geliştirmenin yolları konusunu ele alıyoruz. Önceki yazımızda bir ebeveynin otoriter olmasına sebep olan faktörlerden ve bu faktörlerin altında yatan psikolojik süreçlerden bahsetmiştik. Bu yazımızda otoriter ailelerin gençlerle ilişkilerinde yapabileceklerini işleyeceğiz, inşallah.
Ebeveynin istenilenin üstünde otoriter olduğunu fark ettiğini düşünelim. Disiplin adı altında mesafe koymanın, eğitiyorum adı altında bağın zedelenmesinin önüne elbette geçilebilir. Özellikle gençlerde gördüğümüz öfkeli tavırlar, karşı çıkan davranışlar ve dirençli tutumlar da ebeveynin farkında olmadığı baskıcı tavırlarıyla bağlantılı olabilir ve bu durum da bazı önleyici müdahalelerle hafifletilebilir. Anne babalar şu adımları takip edebilir:
1. Evladınıza, “Ben senin için nasıl bir anneyim/babayım?” diye sorun. Söylenen her cevap için sebeplerini sorun. Gelen cevapları mutlaka not alın, sonrasında inceleyin. Ne kadarı gerçekçi tartın. Cevapları özellikle büyüklerinizden, kardeş veya dostlarınızdan içgörüsüne güvendiğiniz kişilere gösterip onların görüşlerini alın. Böylece ebeveynliğinizin dışsal bir değerlendirmesini yapmış olursunuz. Bu değerlendirme sayesinde otoriterliğinizin derecesini, sınırlarınızın baskı mı yoksa disiplin mi olduğunu daha net görmüş olmuş olursunuz. Böylelikle davranışlarınızda daha sağlıklı değişiklikler yapabilirsiniz. Burada anne babalar şöyle bir tuzağa düşebiliyor: “Anne babam şöyle şöyle insanlardı, ben onlar gibi olmayacağım.” diyerek hareket ediyor, fakat günün sonunda tıpkı anne babası gibi davrandığını fark ediyor. Görünen o ki böyle yüzeysel değerlendirmeler kendinizi yargılayıp motivasyonunuzu düşürmekten başka pek de bir işe yaramıyor. Bunun alternatifi olarak çocuğunuzun ve dostlarınızın gözünden gelecek yorumlarla yapabileceğiniz bir iç değerlendirme daha yardımcı olacaktır, Allah’ın izniyle.
2. Sizi öfkelendiren, kurallar dayatmasına sebep olan evladınızla aranızda çözülmemiş, sürekli gerginliğe sebep olan ve sık yaşadığınız en önemli beş problemi listeleyin. Bu listeyi evladınıza verin. “Bunlar beni rahatsız eden durumlar ve bunları seninle orta yol bularak çözmek istiyorum.” deyin. Bu beş problem için her iki tarafın da razı olacağı sonuca ulaşmak amacıyla sırayla taviz vererek, iki tarafın da fedakârlıklar yaptığı çözüm yolları oluşturmaya çalışın. Bulduğunuz çözümleri önce siz uygulamaya başlayın. Siz uyguladıkça evladınız da uygulamaya başlayacak. Yaklaşık iki hafta geçti ve hâlâ uygulamıyor diyorsanız anlaşmayı hatırlatma vakti gelmiştir. Yeni bir çözüm arayışına girmek gerekir. Unutmayalım, çözümsüz bırakılan her sorunun oluşturacağı şey öfkedir. Bu da olmasını istemediğiniz davranışlara iten ilk faktördür.
3. Evladınıza ve tabii kendinize problemin iki parçası olduğunu açıklayın. Önce şunu söylemeniz gerekir: “Sorun hiçbir zaman tek taraflı değildir. Bu sorunun benimle ilgili bir kısmı var: ………..……………………………..……… Bunlar benimle ilgili. Bir de seninle ilgili bir kısmı var, o da şu: ………………………………………….…………” Bu yöntem, tamamen suçlama ve suçlanma moduna geçmeden iletişim zemininde kalmanızı ve çocuğun benliğiyle ilgili zarar verici düşüncelerin oluşmasını engellemenizi sağlar. İkinci olarak sizi rahatsız eden şey çocuğunuz değil, çocuğunuzun davranışı. Bunu ebeveynler olarak elbette bizler biliyoruz. Ama evladınız bilmiyor. Aynı zamanda bunu çocuğunuza söylemeniz gerekiyor, zira çoğu genç sorunun kendisinde olduğuna inanıyor.
Kendisine “Rahatsız olduğum, kabul edemediğim şey sen değilsin, davranışın.” söylenen gençler daha işbirlikçi olup sorunu çözmek istiyorlar. Bunun sayesinde de eleştiri ya da uyarılara daha açık bir çocuk yetiştirmiş oluyorsunuz. Peki, bunu her seferinde “papağan gibi” söylememiz mi gerekiyor? Hayır tabii ki. Bu tarz önerileri ara ara konuşmalarında yapmanız yeterlidir.
4. Sorunun anne babayla ilgili olan kısmını iyi tespit etmelisiniz. Bazı davranışlar sorunu tetikler ve sorunun artmasına sebep olur. Örneğin, otoriter ebeveynin çocuktan beklentilerinin, taleplerinin fazla olması; çok yönlendirmesi veya çok eleştirmesi sorunları arttıran tutumlardır. Bu tutumlar devam ettikçe sorunlar bitmez. Buradaki davranışları azaltmak isteyen ebeveyn önce şu dört soruya cevap vermelidir: (Bu soruların her birini ayrı ayrı sayfalara yazıp tüm sayfayı doldurmaya çalışın.)1
a. Evladımdan beklentilerim neler?
b. Nasıl bir insan olmasını istiyorum?
c. Hangi sorumlulukları almasını istiyorum?
d. Hangi değerlere sahip olmasını istiyorum?
5. Her sorun çözülecek mi? Çözülmeyebilir. Çok uzun bir süre hem de. Sorunun çözülmediği durumlarda evladınıza içinizi açabilirsiniz. Sorundan kaynaklanan duygularınızı, sorunun sizi nasıl tetiklediğini, ebeveyn olarak yaptıklarınızdan memnun olmadığınızı ifade edebilirsiniz. İçinizi dökmeniz biraz olsun rahatlatmanıza ve tepkilerinizin şiddetinin azalmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca bu şekilde zorlayıcı zamanlarda verdiğiniz sert tepkilere rağmen aranızdaki sıcak bağı tekrar hatırlatmış olursunuz. Bu konuşmaların da çok sık olması gerekmez.2
Genel olarak anne babanın isteklerinin ve beklentilerinin yahut problemlerin anne babayı gerginliğe, hemen akabinde de yapıcı olmayan bir otoriteye ve belli davranışlara zorlamaya sevk ettiğini görüyoruz. Yetkin ebeveynlikte otorite, olması gereken durumlarda olması gerektiği kadardır. Diğer zamanlarda daha esneyen ve iletişime dayalı bir ebeveyn tutumu sergilenir.
Bu ay sizlerle otoritesinin denge ibresini şaşırmış, ne yapacağını bulmakta zorlanan ebeveynlerin bu konuda neler yapabileceğini ele aldık. Yetkin ebeveynliğe geçişi oluşturan temel bazı adımlardan bahsettik. Tüm bu bahsedilenlerin başında da sonunda da her işinizde olduğu gibi sorunlarınızın çözümü için Allah’tan (cc) yardım istemeyi asla unutmamalı, reçetenizin ilk ilacı mutlaka dua olmalıdır. Aile türlerinden esnek aile türünü işleyeceğimiz gelecek sayımızda görüşmek üzere, selam ve dua ile…
1 . Elbette sayfalar dolusu istek ve beklentilerimizi evlatlarımız gerçekleştirmeyecek. Burada isteklerinize önem vermek amacıyla değil, sizi hangi davranışlara ittiğini, sizi nasıl etkilediğini görmek adına isteklerinizi en ince detaylara kadar yazmak oldukça etkilidir.
2 . Gündelik hayatta evladınızla ilişkiniz normal bir seviyedeyse ve çocuğunuz değerli olduğunu hissediyorsa zorlayıcı zamanlarda verdiğiniz sert tepkiler zannettiğiniz kadar yaralayıcı olmayabilir. Bazen ciddi durumlarda gösterilmesi gereken tutumlar vardır. “Aman çocuğum incinmesin” bakış açısıyla alttan almalar, ciddiyetini kazanması gereken gençliğin altında yatan dinamitlerden biridir. Öncesinde hissettirilmiş samimi bir sevginin böyle tepkileri telafi ettiği ve kişiyi daha da geliştirici, disipline edici olduğu da görülmektedir.



