MİLYARLARCA YILDIR YANAN KANDİL: GÜNEŞ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla,

Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım.

“Görmediniz mi? Allah yedi göğü, nasıl da katman katman (birbirine uyumlu) yaratmıştır. Ay’ı (gökler içinde) bir nur, Güneş’i de aydınlatan bir kandil kılmıştır.”[1]

Samanyolu Gök Adası’nda bilinen yaklaşık 200 milyar yıldızdan birisi olan Güneş’in kütlesi çok sıcak gazlardan oluşur ve yaklaşık 4,5 milyar yıldır çevresine bir kandil gibi ısı ve ışık yaymaktadır.

Gökleri ve yeri yoktan var eden Allah’a hamd, Allah’a davet eden ve nur saçan bir kandil olarak[2] gönderilen Resûl’üne salât ve selam olsun.

İnşallah bu yazımızda Yüce Allah’ın (cc) kevnî (yaratılışla ilgili) ayetlerinden bir tanesi olan Güneş’i ve daha sonrasında ise Güneş Sistemi’ni yakından tanımaya, öğrenmeye ve Rabbimizin Kur’ân-ı Kerim’deki ayetleriyle birlikte tefekkür etmeye çalışacağız.

Zira kevnî ayetleri öğrenmek, göklerin ve yerin melekûtu (insanı hayrete düşüren ayetleri, saltanatı, yönetimi, işleyiş prensipleri) üzerinde tefekkür etmek (derin derin düşünüp anlamaya çalışmak), insanın imanını yakin mertebesine çıkarmanın en etkili yollarından bir tanesidir:

“Yakinen inananlardan olsun diye, İbrahim’e göklerin ve yerin melekutunu (insanı hayrete düşüren ayetlerini) gösteriyorduk.”[3]

Bu nedenle imanının arttırılmasını isteyen her müminin, Yüce Allah’ın sonsuz ilmi, hikmeti ve kudretiyle yarattığı ayetleri tefekkür etmesi gerekir. Muhakkak yerde ve göklerde, Allah’ın (cc) varlığına, birliğine, azametine ve kudretine delalet eden sayısız ayet vardır, tıpkı Yûsuf Suresi’nde belirtildiği gibi:

“Göklerde ve yerde (Allah’ın birliğine ve şanının yüceliğine delalet eden) nice ayet vardır. O ayetlerin yanından ilgisizce/sırt dönerek geçip giderler.”[4]

İşte biz Müslimler, bu ayette belirtilen, Allah’ın (cc) ayetlerine ilgisiz kalan kimseler gibi olmamak için tıpkı meraklı bir çocuk gibi bakışlarımızı göklere ve yeryüzüne çevirmeli ve gördüğümüz mahlûkatı (Allah’ın yarattığı varlıkları) gücümüz yettiğince anlamaya, öğrenmeye ve bunları yaratan El-Halîk olan Rabbimizin şanını, azametini, gücünü ve kudretini idrak etmeye çalışmalıyız. El-Mucîb olan Rabbimizden, bu yazı dizisini göklerdeki mahlûkatın bir kısmını tefekkür etme konusunda siz Müslim kardeşlerime ve bana faydalı kılmasını dilerim. Çaba bizden, tevfîk (hayırlı işlerdeki başarı) Yüce Allah’tandır.

Bismillah,

Güneş Sistemi’nin merkezinde yer alan, Dünya’mız ve üzerindeki canlılar için ısı ve ışık kaynağı olan Güneş, orta büyüklükte bir yıldızdır. Orta büyüklükte dediğim için hafife almayın, Güneş tek başına Güneş Sistemi kütlesinin %99,8’ini oluşturur. Geriye kalan kütle, Güneş çevresinde dönen gezegenler, cüce gezegenler, asteroitler, göktaşları, kuyruklu yıldızlar ve kozmik tozlardan oluşur. Gün ışığı şeklinde Güneş’ten yayılan enerji, fotosentez yoluyla (ışık yoluyla besin sentezleme) Dünya üzerindeki hayatın hemen hemen tamamının var olmasında Allah’ın (cc) izni ve takdiriyle büyük bir rol oynar ve dünyanın iklimi ile hava durumunun üzerinde önemli etkilerde bulunur:

“Güneş’i ve Ay’ı alışılagelmiş hâlleriyle emrinize amade kılan, geceyi ve gündüzü hizmetinize sunan da (Allah’tır).”[5]

İçinde bulunduğumuz Güneş Sistemi’nin merkezi ve aynı zamanda Dünya’ya en yakın yıldız olan Güneş, bu yakınlık sebebiyle gezegenimiz üzerinde çekim kuvveti oluşturmasına neden olur. Güneş’in çekim gücü Dünya’mızın çekim kuvvetinin yaklaşık yirmi sekiz katı büyüklüğündedir. Bu kuvvet, Dünya’mızın ve diğer gezegenlerin Güneş’in etrafında dönmesine neden olur. Dünya’mızın Güneş etrafında 365 gün, 6 saatte tamamlanan ve mevsimlerin oluşmasını sağlayan periyodunu bir yıl olarak adlandırıyoruz.

Güneş’in Yapısı

Güneş aşırı sıcak gazlardan oluşmuştur. Etrafına ısı ve ışı yayarken radyasyon açığa çıkarır. Oluşturduğu ışıma nedeniyle sarı bir görüntü sunmasına rağmen, bilinenin aksine beyaz renktedir. Gün ışığının atmosferden geçerken kırılması sonucu sarı gibi görünür.

Güneş’in, Dünya’nın 420 km üzerinde yörüngede dolanan Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan çekilmiş fotoğrafı

Güneş’i oluşturan gazların %75’i hidrojen, %24’ü helyumdur. Ayrıca yapısında az miktarda neon, karbon, kalsiyum, magnezyum, silikon, demir ve oksijen de bulunur. Bu elementler Güneş’in yaklaşık %1’ini oluşturur. Güneş yüzeyinin dış sıcaklığı yaklaşık 5.500 °C (santigrat derece), iç sıcaklığı ise çekirdek bölgesinde 15 milyon °C (santigrat derecenin) üzerindedir.

Güneş içten dışa doğru; çekirdek, ışınımsal bölge ve ısınımsal (konvektif) bölge olmak üzere üç ana katmandan oluşmaktadır. Güneş’in kalbinde yer alan çekirdek, tüm Güneş materyalinin %60’ını içerir. Burada hidrojen, nükleer füzyon reaksiyonuyla (çekirdeksel birleşme tepkimesiyle) helyuma dönüştürülür. Bu dönüşümle üretilen enerji, hidrojen dış tabakasından fotosfere (ışıkküreye) doğru yol alır. Enerji, ısınımsal kuşak olarak da adlandırılan iç hidrojen tabakasından dalgalar halinde akar. Enerji, daha sonra, bir sonraki tabaka olan bağlayıcı kuşağa iletilir. Burada, bağlayıcı hücreler (yükselen ve alçalan kızgın gaz akımları) tarafından taşınır.

Işınımsal bölgede yaklaşık 0,2 Güneş yarıçapından 0,7 Güneş yarıçapına kadar bulunan madde, çekirdekteki yoğun ısıyı dışarı doğru termal radyasyonla taşıyacak kadar sıcak ve yoğundur. Bu bölgede ısı yayımı (konveksiyon) yoktur. Isı, ışınım (radyasyon) yoluyla iletilir. Bu bölgeden gelen yüksek enerjili plazma hâlindeki iyonize olmuş sıcak gazlar konvektif (ısı yayımsal) bölgeden geçerek Güneş yüzeyine ulaşır. Güneş’in çıplak gözle görebildiğimiz bölümüne ışıkküre (fotosfer) adı verilir. Bu bölgeden yayılan Güneş ışığının yalnızca 2,2 milyarda 1’i yeryüzüne ulaşır. Işığın bize ulaşma süresi yaklaşık sekiz dakika, yirmi saniyedir.

Güneş yüzeyi, fotosfer (ışıkküre) olarak adlandırılır. Bu bölgede sıcaklık 5.500 °C (santigrat derece) civarındadır. Bu bölge katı değildir, fakat Güneş’in görünebilir dış kenarıdır. Fotosfer, Güneş’in dış yüzeyidir diyebiliriz. 500 km kalınlığında gaz tabakası olan fotosfer oldukça aktiftir. Bütün yüzey, sürekli hareket hâlindeki kızgın gaz ve spiküllerin (yukarı doğru uzanan gaz fışkırmalarının) oluşturduğu yuvarlak taneciklerden (granüllerden) oluşmuştur.

Güneş yüzeyindeki spiküller. Bu spiküller, Güneş yüzeyinin üzerinde koyu renkli “tüyler” gibi görünürler.

Güneş Yüzeyinin Özellikleri

Güneşin yüzeyi homojen (her yeri aynı özelliği gösteren, bağdaşık) bir yapıda değildir. Güneş yüzeyinde belli zamanlarda ortaya çıkan ve sonra kaybolan koyu renkli bölgeler bulunur. Güneş lekeleri olarak adlandırılan bu koyu renkli alanlar, Güneş fotosferinde (ışık küre bölgesinde) yer alan karanlık ve soğuk bölgeler olup birkaç bin kilometrelik bir çaptan on binlerce kilometre çapa kadar büyüklükleri değişebilir. Lekelerin nedeni, içerdeki ısı akışını yavaşlatan Güneş içi güçlü manyetik alanlardır. Bunlar kalıcı özellikler değildir, on bir yılda bir tekrarlanan ve ortaya çıktığında yalnızca haftalarca süren görünümlerdir. Güneş lekeleri oluşur ve kaybolur; kaybolmadan önce derece derece ekvatora yaklaşırken en üstteki enlemlerde yeni bir çevrim başlar.

Güneş lekeleri, Güneş’in yüzeyindeki diğer bölgelere oranla daha soğuk alanlardır. Yaklaşık olarak 2700 °C – 4200 °C (santigrat derece) sıcaklığa sahip olsalar da, çevrelerindeki bölgeler 5500 °C (santigrat derece) sıcaklığa sahip olduğu için koyu, siyah lekeler hâlinde görünürler.

Ay Tutulması başlangıcında gözlemlenmiş Güneş lekeleri

Güneş lekelerinin daha yakından görünüşü

Bu yazımızda Rabbimizin ayetlerinden biri olan Güneş’in içyapısını ve Güneş’te meydana gelen birtakım olayları anlamaya çalıştık. İnşallah, bir sonraki yazımızda Güneş yüzeyini ve atmosferini, bu bölgelerde meydana gelen olayları ve bu olayların Dünyamız üzerindeki etkilerini Rabbimizin ayetleri ışığında anlamaya devam edeceğiz. Rabbimiz bizleri, hizmetimize sunduğu göklerdeki ve yeryüzündeki nimetlerini, üzerimizdeki maddi ve manevi lütuf ve ihsanlarını idrak eden ve sadece kendisine kulluk eden muhsin kullarından eylesin. Allahumme âmin, velhamdulillahi Rabbi’l âlemin.[6]

Selam ve dua ile, Allah’a emanet olun…

 

 

[1]. 71/Nûh, 15-16

[2]. “Ey Nebi! Biz seni şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak yolladık, ve (Allah’ın) izniyle, (insanları) Allah’a davet eden ve nur saçan bir kandil olarak (yolladık). Müminlere, onlar için Allah’tan büyük bir lütuf ve ihsan olduğunu müjdele.” (33/Ahzâb, 45-47)

[3]. 6/En’âm, 75

[4]. 12/Yûsuf, 105

[5]. 14/İbrahîm, 33

[6]. Bu yazıdaki ayetlerin meali Kur’ân-ı Kerim Tevhid Meali’nden alıntılanmış olup teknik bilgiler de Wikipedia Güneş maddesi, bilimkultur.com ve muhendisbeyinler.net internet adreslerindeki bilgilerden derlenmiştir.