ORYANTALİZM VE İSLAM

İslam’ı Anlamak mı Yoksa Yeniden İnşa Etmek mi?

Batı’nın İslam’a olan ilgisi, tesadüfi bir merakın çok ötesinde, yüzyıllara yayılan derin bir tarihsel sürecin ürünüdür. Bu ilginin kavramsal çerçevesini çizen oryantalizm, en temel tanımıyla Doğu’ya ilişkin her türlü bilgi üretimini konu edinir. Kökeni Latince “orient” sözcüğüne dayanan oryantalizm terimi;1 Doğu dillerinden dinlerine, tarihinden kültürüne uzanan geniş bir çalışma alanını kapsar.2 Ancak bu geniş çalışma sahası, göründüğü kadar masum bir akademik merakla sınırlı değildir.

Nitekim oryantalizm, sadece kütüphanelerde, tozlu raflar arasında yürütülen bir disiplin olmanın ötesinde, Batı’nın kendi kimliğini “öteki” üzerinden inşa etme çabasıdır. Doğu’yu tanımlama ve sınıflandırma faaliyeti, Batı’nın kendi merkezini belirleme arzusuyla şekillenmiştir.3 Edward Said’in meşhur analizinde vurgulandığı üzere oryantalizm; Şark’ı anlatan, temsil eden ve nihayetinde onu yeniden kurgulayan bir bilgi sistemidir. Bu asimetrik ilişkide Batı “inceleyen özne”, Doğu ise “incelenen nesne” konumuna indirgenmiştir.4

Bu inceleme nesnesinin tam kalbinde ise hiç şüphesiz İslam yer almaktadır. İslam’ın oryantalist çalışmaların odağı hâline gelmesi, onun Batı için sadece bir inanç sistemi değil, aynı zamanda tarihsel, siyasi ve kültürel bir rakip olarak görülmesinden kaynaklanır.5 Bu “rakip” algısı, Doğu’yu tanıma çabasını çoğu zaman bilimsel bir keşiften ziyade, savunma refleksiyle örülmüş bir stratejiye dönüştürmüştür.

İlginçtir ki bu stratejik ilgi, köklerini Avrupa’nın en karanlık dönemlerinden alır. Orta Çağ Avrupası derin bir duraklama içindeyken, Endülüs ve genel İslam coğrafyası bilim ve medeniyetin zirvesini yaşıyordu. İki medeniyet arasındaki bu tezat, Avrupalıları ister istemez Doğu’yu incelemeye, Arapça eserleri tercüme etmeye ve İslam medeniyetinin kodlarını çözmeye itmiştir.6 Avrupa üniversitelerinde ilk Arapça kürsülerinin kurulması, aslında bu hayranlık ve ihtiyaç karışımı ilginin somut bir neticesidir.7

Gel gelelim bu yoğun akademik ilgi, beraberinde ciddi bir ön yargı mirasını da getirmiştir. Batı Hristiyan dünyası, İslam’ı bir gelişim alanı olarak görürken aynı zamanda varlığına yönelik bir “tehdit” olarak kodlamıştır. Bu paradoksal bakış açısı, İslam’ın vahiy kökeninin sorgulanmasına, Muhammed’in (sav) peygamberliğinin tartışmaya açılmasına ve hatta İslam’ın Hristiyanlığın “sapkın bir kolu” olduğu iddialarına kadar varmıştır.8

Zamanla bu akademik ön yargılar, popüler kültürün de yardımıyla yerleşik bir imaja dönüşmüştür. Doğu; Batı metinlerinde, tablolarında ve siyasi söylemlerinde egzotik, durağan ve kurtarılmaya muhtaç “geri kalmış” bir dünya olarak resmedilmiştir. Oryantalizm bu noktada, bir bilim dalı olmaktan çıkıp Doğu üzerinde kurulan zihinsel bir hâkimiyet aracına dönüşmüştür.9

Öte yandan, oryantalizmin bu tek tipçi yaklaşımına karşı daha hakkaniyetli bir parantez açmak da gerekir. Zira tüm oryantalist çalışmaları aynı niyet düzleminde değerlendirmek haksızlık olacaktır. Tarih boyunca doğrudan İslam kaynaklarına başvuran, ön yargılarıyla yüzleşen ve daha objektif bir bilimsel yöntemi benimseyen araştırmacılar da var olmuştur. Özellikle modern dönemde bazı oryantalistler, Orta Çağ’ın polemikçi üslubundan sıyrılarak daha evrensel bir perspektif geliştirmeyi başarmışlardır.10

Sonuç olarak, bugün modern dünyada İslam ve Doğu hakkında dolaşımda olan pek çok yargı, aslında bu köklü oryantalist geleneğin birer yansımasıdır. Oryantalizmi derinlemesine anlamak, sadece geçmişin tozlu sayfalarını karıştırmak değil; bugünün küresel siyasetini, medyadaki İslam algısını ve “biz” ile “onlar” arasındaki o ince çizgiyi yeniden kavramak demektir.11

1 . bk. Selahattin Sönmezsoy, Kur’an ve Oryantalistler (Fecr Yayınları, 1998), s 25

2 . bk. İsmail Cerrahoğlu, Oryantalizm ve Batıda Kur’an ve İlimleri Üzerine Araştırmalar, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi (1989), s. 95

3 . bk. Yücel Bulut, Oryantalizmin Tarihsel Gelişimi Üzerine Bazı Değerlendirmeler, Marife Dini Araştırmalar Dergisi (2002), s. 14

4 . bk. Edward Said, Oryantalizm Sömürgeciliğin Keşif Kolu, çev. Selahaddin Ayaz, (Pınar Yayınları, 1991), s. 16

5 . bk. Cerrahoğlu, Oryantalizm ve Batıda Kur’an ve İlimleri Üzerine Araştırmalar, s. 95

6 . bk. Mahmud Hamdi Zakzuk, Oryantalizm veya Medeniyet Hesaplaşmasının Arka Planı, çev. Abdülaziz Hatip (1993), s. 10

7 . bk. Bulut, Oryantalizmin Tarihsel Gelişimi Üzerine Bazı Değerlendirmeler

8 . bk. Mustafa Küçükaşçı, Şarkyatçı Arthur Jeffery ve Kur’an Çalışmalarının Değerlendirilmesi, Yüksek Lisans Tezi (2002)

9 . bk. Said, Oryantalizm Sömürgeciliğin Keşif Kolu

10 . bk. Maxime Rodinson, Oryantalizmin Doğuşu, çev. Ahmet Turan Yüksel, s. 173

11 . bk. Bulut, Oryantalizmin Tarihsel Gelişimi Üzerine Bazı Değerlendirmeler

Önerilen makaleler