Allah’a hamd, Resûl’üne salât ve selam olsun.
Bir önceki yazımızda seküler/dünyaperest/laik zihniyetin veriyi nasıl manipüle ettiğini belgeleriyle ortaya koymuştuk. Bu yazımızda ise rotamızı seküler yalanlardan kapitalist tuzaklara çeviriyoruz.
Kapitalist veri setiyle beslenen yapay zekâ modellerinin; haramı helalle nasıl değiştirdiğini, kâr hırsı uğruna fıtratı nasıl pazarladığını ve o “seçkinlerin” fonladığı laboratuvarlarda insan onurunun nasıl birer veri madenine dönüştürüldüğünü irdeleyeceğiz. Mülkün sahibine (El-Melik) hesap vereceğimiz o güne dek, dijital mülkiyetin kirli arka bahçesini ifşa etmeye devam edeceğiz.
Malumdur ki kapitalizmin dinî inancı da imani motivasyonu da paradır! Kapitalizmin kıblesi kâr, ibadeti ise sürekli tüketimdir. Peki, bu zihniyetle kodlanan bir yapay zekâ, insanı nasıl tanımlar? Cevap acı ama gerçektir: İnsan, sadece cüzdanı ve verisi olan bir barkoddur.
Yapay zekânın hızlı gelişimiyle beraber gerçek manada dijital çağ devrimi diyebileceğimiz bir çağa geçiş yapıyor insanlık. Bu geçiş, üretim ve tüketim rutinlerimizi de değiştiriyor. Yakın gelecekte yapay zekâ, arttırılmış gerçeklik ve akıllı lensler üçlüsüyle daha da derin değişimler kapıda görünüyor. Bu yeni çağda, neyi bildiğimizden ziyade neyi merak ettiğimiz sorusu önem kazanıyor. Merak ettiklerimiz doğrultusunda algoritmalar bizimle birlikte gelişiyor ve belki bizi en yakınımızdakilerden daha iyi tanıyabiliyor. Bu sistemler de beraberinde algoritmik bir toplum anlayışı oluşturup önümüze sürekli tüketeceğimiz içerikler sunuyor. “Bizim seçimlerimiz” yerine artık “algoritmanın seçtikleri” içeriklerin önümüze düştüğü bir zaman dilimindeyiz.
Doğal olarak şunu iyi bilmek gerekiyor: Günümüzdeki teknoloji dünyasında hiçbir algoritma münkerden izole edilmiş ve vakumlanmış bir şekilde sunulmuyor. Bir önceki yazımızda seküler aklın veri setlerindeki gizli tahribatları, karanlık veri (dark data) ve dilsel çarpıtma (linguistic bias) gibi kavramlarla ele almıştık. Orada da görmüştük ki fıtrattan ve vahiyden kopuk algoritmalar bizi objektif bir hakikate değil, seküler menfaatlerin zifirî karanlığına sürüklüyor. Buna binaen bu yazımızda özellikle rotamızı seküler zihnin doğal bir neticesi olan kapitalist veri yapılarına çeviriyoruz. Zira bugün yapay zekâ, sadece felsefi bir dünya görüşünü dayatmakla kalmıyor; cüzdanlarımızı, kararlarımızı ve en nihayetinde irademizi de kapitalist çarkların arasına sessizce dâhil edebiliyor/etmektedir.
Bugünün teknoloji baronları, “kullanıcı deneyimini iyileştirme” kılıfı altında, insan zaaflarını kâra dönüştüren yeni bir sömürü düzeni inşa ediyorlar. Bu düzenin en keskin silahı ise manipülasyon yeteneği en üst düzeye çıkarılmış “kapitalist” dil modelleridir (LLM).[1]
İkna Maskesi Altında Manipülasyon
İslam, insanın hür iradesine ve aklına kıymet verir; tebliğ ve davette dahi dayatmayı değil, delille iknayı esas alır.
“Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle davet et! Onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz ki Rabbin, yolundan sapanları da hidayet ehli olanları da en iyi bilendir.”[2]
“Tâ ki helak olan delil üzere helak olsun, hayat bulan da delil üzere hayat bulsun. Ve Allah, gerçekten (işiten ve dualara icabet eden) Semî’ ve (her şeyi bilen) Alîm’dir.”[3]
İkna, kişinin doğru bilgiyle kendi hür kararını vermesine rehberlik etmektir. Ancak kapitalist nizam, tüketiciyi ne alacağına ikna etmekle ilgilenmez; ona, o ürüne ya da inanca kendi kararıyla yöneldiği illüzyonunu satar. Bu durumun teknik adı manipülasyondur. Amaç, kullanıcının bağımsız düşünme yetisini bozmak ve zihni esir almaktır. Manipülasyonun ilk adımı ise algı yönetimidir ve maalesef yapay zekâ ile algıların yönetilmiş olduğuna bazı çalışmalarla şahitlik etmekteyiz.
Yakın zamanda Google’ın yapay zeka birimi olan DeepMind’ın bizzat kendi yayımladıkları ve yapay zekânın manipülasyon risklerini ölçmeye odaklandığı rapor,[4] bu tehlikenin boyutlarını gözler önüne sermiştir. 10.000’den fazla kişiyle yapılan deneyler ve manipülasyonu ölçmek için geliştirilen ilk kapsamlı test sistemleri (toolkit) göstermiştir ki yapay zekânın asıl yıkıcı riski sadece yanlış cevap vermesi değil, yalanı ve yönlendirmeyi çok ikna edici bir şekilde sunmasıdır. Kapitalist algoritmalar, fark ettirmeden ürettiği cevaplarla zihin dünyamızda bize ait olmayan kararları bizimmiş gibi uygulatma becerisine sahip olabilmektedir. Çalışmanın girişinden bir alıntıyı çevirip sizlere sunmak istiyorum. Dileyenler çalışmanın tamamı için ilgili linke, QR kodunu tarayarak erişebilirler:
“Zararlı manipülasyon(un farkında olmak) neden önemlidir?
İki senaryoyu ele alalım: Bir yapay zekâ modeli size, sağlığınızı iyileştiren, bilinçli bir sağlık kararı vermeniz için gerçekleri sunuyor. Diğer bir yapay zekâ modeli ise korkuyu kullanarak sizi, sağlığınıza zarar veren, bilgisiz bir karar vermeye zorluyor. Birincisi sizi eğitiyor ve size yardımcı oluyor, ikincisi ise sizi kandırıyor ve size zarar veriyor.
Bu senaryolar, insan-yapay zekâ etkileşimlerinde iki tür ikna arasındaki farkı vurgulamaktadır:
Faydalı (akılcı) ikna: İnsanların kendi çıkarlarıyla uyumlu seçimler yapmalarına yardımcı olmak için gerçekleri ve kanıtları kullanmak.
Zararlı manipülasyon: İnsanların duygusal ve bilişsel zaaflarından yararlanarak onları zararlı seçimler yapmaları için kandırmak.”[5]
Bir konuyu çok iyi anlamamız gerekmektedir: Kendi merkezî inançları ve ilkeleri İslam üzerine olmayan hiçbir toplum/kavim/cemaat/birey bu manipülasyonlardan -Allah’ın (cc) dilemesi müstesna- kurtulamaz. Zira önce müthiş bir algı yönetilmekte, akabinde ise manipülasyona açık olan bu fertler yönlendirilmektedir.
Bugün birkaç satırlık verimle ne olabilir ki, diyenlere bir hatırlatma yapmak isterim: Yapay zekâ algoritmaları sizi önce tanımak için talimatlarınızı işler, faydalı şeyler sunar. Fakat birkaç yıl içinde siz farkında olmadan sizlere sunacaklarını tahmin bile edemezsiniz. Önceden eğitilmiş modeller ve kapitalist zihinler, gerçeği olmayan tamamen sanal bir araziyi bile insanlara “Metaverse” adı altında satmaya kalkmadı mı? Ürün satıp daha fazla kazanmak için sigaraya özendirip, eşcinselliği efdal göstermediler mi? Sadece henüz zihinler tam manasıyla işgal edilmediği için istediklerine ulaşamadılar. Allah’tan (cc), bizleri ve nesillerimizi bu tarz ifsadlardan korumasını niyaz ediyorum.
Bilişsel Zaafların Sömürüsü ve Bağlamsal Etki
Yapay zekânın yönlendirme stratejisi tesadüfi değildir, doğrudan insanın bilişsel zaaflarını hedef alır. Sistemler; korku, panik, açgözlülük veya onaylanma arzusu gibi duyguları tetikleyerek rasyonel düşünceyi devreden çıkarır. Bahsi geçen araştırmada ortaya çıkan kritik bir bulgu, bu manipülatif etkinin her alanda aynı oranda seyretmediğidir. Sağlık gibi sıkı yasal güvenlik önlemlerinin olduğu alanlarda sistem şimdilik daha sınırlı ve temkinli davranırken iş ve finans gibi kapitalizmin ana damarlarında çok daha agresif, güçlü ve yönlendirici bir tutum sergilemektedir.
Üstelik daha da çarpıcı olanı ise bu yönlendirmeler; kullanıcının bulunduğu ülkeye, kültürel kodlarına ve konjonktürel bağlama göre şekil değiştiren, bukalemunvari bir yapıya sahiptir. Modelin manipülasyonu ne sıklıkla denediği ile ne kadar başarılı olduğu farklı metrikler olsa da niyet bellidir: İnsanı; sürekli tüketen, bağımlı ve algoritmik çıktılara itaat döngüsünde tutmak.
Otonom Ajanlar ve Gelecek Tehlikesi
Mevcut durum yeterince ürkütücü iken, ilgili raporun dikkat çektiği gelecek odaklı riskler çok daha büyüktür. Bugün metin üzerinden yürütülen manipülasyon, yakın gelecekte ses, video ve görsellerin de eş zamanlı kullanıldığı sistemlerle çok daha sarsıcı bir hâl alacaktır. Yapay zekâ, sadece sorularımıza cevap veren bir araç olmaktan çıkıp, bizimle sürekli etkileşimde kalan “otonom ajanlara” (autonomous agents) dönüşmektedir. Bugün kod yazmada karşımıza çıkmış durumdadır.
“Basit bir veri” olarak değerlendirdiğimiz tüm o girdiler yapay zekâ baronlarının algoritmalarında öğütülmektedir. Ortaya çıkacak olan dijital ajanlarsa; inançlarımız, ahlaki tercihlerimiz ve kararlarımız gibi en kişisel ve hassas konulara sızmak üzere yüksek bir ikna kabiliyetiyle donatılmaktadır. Şirketlerin, “Yapay zekâyı, manipüle etmeyen, insanı güçlendiren bir hâle getireceğiz.” ya da “Ortak güvenlik standartları oluşturacağız.” şeklindeki vaatleri, maalesef ki vitrini süsleyen kapitalist bir halkla ilişkiler çalışmasından ibarettir.
Ne Yapmalıyız?
Batılı şirketlerin; “modelleri insanları güçlendirmek ama manipüle etmeyen hâle getirmek” ya da “ortak güvenlik standartları oluşturmak” gibi süslü hedefleri kulağa hoş gelse de biliyoruz ki vahşi kapitalizmin ve seküler aklın ürettiği bir teknoloji, kârını maksimize etmek için her türlü zaafı kullanmaktan çekinmeyecektir.
Biz Müslimlere düşen, bu dijital vesveselere karşı basiret ve feraset zırhını kuşanmaktır. Makinenin verdiği her cevabın, sunduğu her tavsiyenin ardında menfaat eksenli bir yönlendirme olabileceğini unutmamalıyız. Kararlarımızın, tüketim alışkanlıklarımızın ve inançlarımızın algoritmik bir rüzgârla savrulmasına izin veremeyiz.
Rabbimizden (cc) niyazımız; bizleri sinsi yönlendirmelerin, yaldızlı sözlerle kalpleri çelen dijital ve beşerî şeytanların şerrinden muhafaza etmesidir. Rabbimiz, aklımızı ve kalbimizi yalnızca kendi rızası doğrultusunda, vahyin sarsılmaz hakikatiyle sabit kılsın.
Bu yazının devamı niteliğindeki bir sonraki bölümde hem kapitalist algoritmalar hem de günümüz dünyasının güncel bir vakıası olması hasebiyle sosyal medya okuryazarlığına değineceğiz, inşallah. Zira tarihin her döneminde kendi çağının okur yazarı olanlar genelde dünyevi fitneleri önceden öngörebilmişlerdir. Bu notların da Allah’ın (cc) izniyle buna vesile olmasını diliyorum.
[1] LLM (Büyük Dil Modeli); devasa verilerle önceden eğitilmiş, insan benzeri metinler üreten ileri düzey yapay zekâ mimarisidir. Halk arasında GPT olarak anılsa da; Gemini, Claude ve Grok gibi farklı yapılar bu genel kategoride yer alır. Günümüzdeki bu modeller, verisi keyfe göre etiketlenmiş sistemlerin ideolojik ve ticari önceliklerine göre şekillenmektedir. Rabbimizden (cc) dileğimiz, kendi değerlerimizle yoğrulmuş, Tevhid ve Sünneti merkeze alan, iyilik ve takvayla yoğrulmuş bir dil modelinin inşasına bizleri memur kılmasıdır.
[2] 16/Nahl, 125
[3] bk. 8/Enfâl, 42
[4] https://deepmind.google/blog/protecting-people-from-harmful-manipulation/
[5] http://deepmind.google/blog/protecting-people-from-harmful-manipulation/ (Giriş metninden alıntıdır.)




İlk Yorumu Sen Yap