Kitabın Yazarı: İmam Nevevi

Yayınevi: Beka Yayınları

Basım Tarihi: 29.05.2017

Sayfa Sayısı: 992

Ebat: 16,5 X 23,5 cm

Kitap Hakkında

Dünya hayatı çoğu zaman fani uğraşlarıyla kulluğu unutturmakta. İnsani erdemlerimizin avuçlarımızdan birer birer kayıp gittiği bir zaman diliminde yaşıyoruz. Ahirete doğru hızla seyrederken hayatı mühim kılan değerlerin farkına varamamaktayız. Damla damla arınmaya ihtiyacımız var. Her şeyde olduğu gibi varacağımız makam belli:

“Andolsun ki Allah müminlerin içinde, kendilerinden olan bir Resûl göndermekle onlara iyilikte bulunmuştur. Onlara O’nun ayetlerini okur, onları arındırır ve onlara Kitab’ı ve hikmeti öğretir. Hiç şüphesiz, (Resûl gelmeden) önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.”[1]

Eksiklerimizi kapatacak, aşırılıklarımızı tasviye edecek, dertlerimize merhem olacak olan; bize bizden örnek Nebi’den (sav) başkası değildir. Nasıl olmasın, hem Rabbimizi (cc) hem de insanı ondan iyi tanıyan var mı ki? Öyleyse başka kapılara giderek beyhude ömür tüketmeye gerek yok. Çare ancak Allah Resûlü’nün (sav) sunduğu reçetelere hakkıyla uymaktadır.

İşte bu manada veciz bir eser önümüzde beliriveriyor: İmam Nevevi’nin (rh)Riyâzu’s Salihin” kitabı. Sünnet adına en çok okunan, en çok ezberlenen, en çok şerh edilen kitapların başında geliyor. Tam ismi ise şöyledir: “Riyâzu’s Salihin min Hadisi Seyyidi’l Mürselîn” yani “Resûllerin Efendisi’nin Sözlerinden Salihlerin Bahçesi

Sayfalarını tutup çevirdikçe ismi gibi sanki ellerimizden tutup salihlerin bahçelerinde gezdiriyor bizleri. Bu nedenle sadece 1900 hadis ve 19 bölümden oluşan bir hadis mecmuası değil, aynı zamanda satırlarının arasından Asr-ı Saadet iklimine vardığımız bir yoldur. Kitaptan öte bir şeydir.

Hani bugün insanlar deli divane “varoluş gayesi” arıyorlar ya, işte tam burada İmam, yaramıza parmak basarak kelimeleri yormadan gerçek yaşam gayemizi tekrar hatırlatıyor:

“Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

‘Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.’

Bu ayetler, onların ibadet için yaratıldıklarını açıkça ortaya koymaktadır. Bu durumda yaratıldıkları şeye itina göstermeleri, zühde dayalı bir hayatı tercih ederek dünyanın zevklerinden yüz çevirmeleri gerekir. Çünkü dünya geçici bir yurttur, ebedî kalınacak bir yer değildir. Ahirete götürecek bir binektir. Sevinç ve neşe yeri değildir. Ayrılık yeridir, sürekli kalma yeri değildir. İşte bundan dolayı dünya halkının en uyanıkları, çokça ibadette bulunanlardır. İnsanların en akıllıları da dünyaya önem vermeyip zühd hayatı yaşayanlardır.”[2]

Kitabın yazılma gayesinin de ancak bu yüce gaye olduğunu ifade ediyor:

“Bütün bunlardan dolayı ben de sahibini ahirete hazırlayacak, ona bâtıni ve zahirî edepleri kazandıracak, onu iyi davranışlara teşvik edip kötü davranışlardan uzaklaştıracak ve Allah’ın yolundan gidenlerin edeplerinden olan zühd, nefis terbiyesi, ahlakı güzelleştirme, kalpleri arındırıp tedavi etme, bedendeki organları koruma ve sapmaları önleme ve bunlar dışında ariflerin (Allah’ı tanıyan gerçek Müslümanların) diğer hedeflerini gerçekleştirmelerini sağlayacak sahih hadislerden oluşan muhtasar bir eser hazırlamak istedim.”[3]

Böyle bir girizgâhtan sonra “Gerçek Müslümanın Hedefleri” serlevhasıyla başlıyor hadisleri derlemeye. Çünkü mümin hedefsiz olmaz. Sonra inci kolye misali insicamla dizdiği 372 babda kişinin tüm hayatı boyunca yapması gerekenleri Allah Resûlü’nün (sav) dilinden açıklıyor.

Okurlarımızdan bir istirhamım var: Riyâzu’s Salihin kitabı bir itikad, fıkıh ya da tarih kitabı değildir. Riyâzu’s Salihin bir hadis kitabıdır. Yani en kıymetlimizin en kıymetli sözleri. Bu yüzden kıymetle okunmalıdır. İnsan, kitabı eline aldığında, 1400 sene öncesine giderek, bazen Mescid-i Nebevi’de Nebi’nin (sav) dizlerinin dibine oturup; bazen sıcak bir çölde yorucu bir seferde Kusva’nın ardına binip; bazen de Mekke’de siyah örtüsüyle Kâbe’yi ve beyaz elbiseleriyle Allah Resûlü’nü (sav) karşısına alıp kulak vermelidir.

İnsan... Bir yanı ilahi nefha, bir yanı çamur; bir yanı takva bir yanı fücur. Birdenbire güzel biri olamaz ki. Ancak tederrüc ile ihsana erişebilir. Bu seyirde, “Riyâzu’s Salihin, bir başucu kitabıdır.” dememiz bir gerçeğin teslimidir. Edep ve ahlakın küflü sandıklara kaldırıldığı şu zamanda ancak fişleri çekip ekranları kapatmayı başarabilirsek takvayı elde edebiliriz. Eğitim gözler ve sözler olmak üzere iki temel üzerine bina ediliyorsa okumanın yanında bir de kitabın şerhlerini dinlemek, şüphesiz kâmil bir istifade sağlayacaktır.[4]

Bugün İmam Nevevi’nin (rh) durduğu yerde duruyoruz; mübarek Ramazan ayında.[5] Öyleyse bizim son sözümüz de onunla aynı olsun:

“Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuşturan Allah’a hamdolsun! Allah bizi doğru yola iletmeseydi kendili-
ğimizden doğru yolu bulacak değildik.

Allah’ım! İbrahim’e ve İbrahim ailesine salât ettiğin gibi Muhammed’e ve Muhammed ailesine de salât et. İbrahim’e ve İbrahim ailesine bereket ihsan ettiğin gibi Muhammed’e ve Muhammed ailesine de bereket ihsan et. Şüphesiz sen çok övülensin, çok yücesin.”[6]

 

[1] .3/Âl-i İmran, 164

[2] .Riyâzu’s-Salihin, İmam Nevevi, Beka Yayınları, s. 37

[3] .age. s. 39

[4].https://www.youtube.com/watch?v=12TOVQL0DBw&list=PLfDJtMRQUT-yXyCRFqW9SIfE3_rs2MwMr (ET: 31.03.2021)

https://www.youtube.com/watch?v=5HpXLvcUI88&list=PLxDocUZ6_2SCWpPVsoO1M8dSatviUt7cb (ET: 31.03.2021)

[5] .“Bu kitabı Dımeşk’te, H 14 Ramazan 670 tarihinde pazartesi günü tamamladım.” age. s. 970

[6]    age. s. 970