Loader
Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına...

Sapık Şeyh ve Ardılları, LGBT Sapkınlığı 05-10-2020 Sayfa : 36-39 / Yazar : Halis BAYANCUK (Ebu Hanzala)

SAPIK ŞEYH (!) VE ARDILLARI!

Yanlışları eleştirmek ve tavır almak güzeldir elbet. Ancak o yanlışın hayat bulduğu bataklığı ıslah etmezseniz, eleştiriniz ve tavrınız gerçekçi olmaz. Bataklığı bırakıp sinekle uğraşmış olursunuz. O hâlde asıl sorun nedir?

Kim olursa olsun; Allah (cc) tarafından korunduğuna inanır, ölünün gassal elindeki teslimiyetiyle teslim olur ve “Haram işlediğini görürsen onu değil, gözünü itham et!” derseniz… dininize de ırzınıza da musallat olurlar.

Çünkü insandır bu! Bir yanı takvaysa diğer yanı fücurdur; bir yanı İlahi nefhaysa diğer yanı çamurdur. Kimse sakalla, cübbeyle ve posta oturmakla nefsin fücurundan arınmaz. Kayıtsız şartsız teslim olduğunuz kişi kim olursa olsun; dininizi, malınızı ve ırzınızı çamura atmış olursunuz.

Her toplumsal sorunda olduğu gibi bu meselede de bir Türkiye klasiği izledik. Kemalistler faturayı dine kesti, bu hastalıklı zeminden beslenen saltanatçılar ise şahsa... Sorun ne dinî ne de şahsi! Ya ne?

Asıl sorun; şeyhi ilahlaştırıp müridi kullaştıran hastalıklı bir zihniyetin olmasıdır. Siyasi olarak bu zihniyetten beslenen ve medyaya yansımadıkça hastalıklarını yok sayan ikinci bir zihniyet ve sorunun yanlış zeminde tartışılmasına sebep olan din düşmanı üçüncü bir zihniyettir.

Sorun tasavvufi değildir! Şayet öyle olsa tüm tasavvufçuların aynı olması gerekirdi. Din anlayışlarımız farklı olsa da ahlak sahibi mutasavvıfların olduğuna şahitlik ederiz. Sorun, tasavvuf içinde nevşünema bulan bir anlayıştır. Ki; bunlardan en fazla rahatsız olanlar, ahlak sahibi mutasavvıflardır.

Sapık şeyhin ardıllarını tanımak istiyorsanız iki zümreye dikkat edin: Ölünün gassala teslimiyeti gibi şeyhlere teslim olmamız gerektiğini vurgulamaya devam eden zümre… Zira dünyanın en temiz insanına dahi bu anlayışla teslim olursanız onu azdırır, çamurlaştırırsınız.

Sapıklık üreten zihniyetle mücadele çağrısı yerine; iktidarın siyasi ve dinî muhalifleriyle mücadele çağrısı yapan diğer zümre… Sanırsınız milletin ırzına ve dinine musallat olanlar, tasavvuf karşıtı yapılar ile muhalif siyasi oluşumlar!

LGBT SAPKINLIĞI

LGBT konusu biz Müslimler açısından tartışmaya kapalıdır. Zira Rabbimiz bu fuhşiyatı şer’an mahkûm etmiş, sahiplerini dünyada çetin bir azaba çarptırmıştır. Eşcinsellik vahye göre şu ayetlerle tanımlanmıştır:

Eşcinsellik cehalettir:

“Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? (Hayır, öyle değil!) Siz cahillik etmekte olan bir topluluksunuz.”[1]

Eşcinsellik haddi aşmaktır:  

“Ve Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz. (Hayır, öyle değil!) İşin aslı sizler, haddi aşan bir topluluksunuz.”[2] [3]

Eşcinsellik bozgunculuktur:

“(Lut) dedi ki: ‘Rabbim (şu) bozguncu/mufsid topluluğa karşı bana yardım et.’ ”[4]

Eşcinsellik fasıklıktır:

“Elçilerimiz/Melekler İbrahim’e müjdeyle geldiklerinde: ‘Biz, bu beldenin ahalisini helak edeceğiz. Şüphesiz onun ahalisi, zalim oldular.’ demişlerdi.”[5]

Eşcinsellik nefret edilecek/tiksinilecek bir ameldir:

“Demişti ki: ‘Ben, sizin bu yaptığınız işten nefret ediyorum.’ ”[6]

Yüce Allah, eşcinsel bir hayat isteyenleri iki ayrı (manevi) cezayla cezalandırdığını haber vermiştir.

Bunlardan ilki sarhoşluktur:

“Senin ömrüne andolsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.”[7]

İkincisi ise gözlerinin kör olmasıdır:

“Andolsun ki, onun konuklarını da arzulamışlardı. Biz de gözlerini silip (kör ettik). ‘Tadın azabımı ve uyarımı!’ (dedik.)”[8]

Eşcinsellik, aklı örten manevi bir sarhoşluk ve gözü kör eden manevi bir perde gibidir. Sapkın zümrenin söylemlerine baktığınızda dikkatinizi çeken ilk şey de bu olur.

Kur’ân’a konu olan sapkınların şu söylemlerini dikkatle okuyun. Aynı kaynaktan (İblis’ten) beslenen günümüz sapkınlarına ne kadar benzediklerini göreceksiniz:

“ ‘Biz seni toplumun işine karışmaktan alıkoymamış mıydık?’ demişlerdi.”[9]

“Demişlerdi ki: ‘Bu işe bir son vermezsen ey Lut, kesinlikle (buradan) çıkarılıp sürülenlerden olacaksın.’ ”[10]

“Kavminin cevabı yalnızca şu oldu: ‘Lut ailesini yurdunuzdan sürüp çıkarın. Çünkü onlar temiz insanlarmış.’ ”[11]

Sapkın zümre, gözleri görmeyen ve akıllarını yitirmiş sarhoşlar gibidir. Onları uyaran muvahhidleri “başkalarının özgürlüğüne müdahale etmek” yahut “güya temiz/namuslu olmak”la suçlamakta ve nihayet kovmakla tehdit etmektedir.

Bugünkü sapkınların onur(suz) yürüyüşlerine bakın; açılan pankartlar dünkülerin söylemlerinden başka bir şey değildir. 21. yüzyılda şahitlik ettiğimiz bu çekişme, Lut (as) ile kavminin güncellenmiş çekişmesidir.

Akıl sahibi herkes bu kötülüğe karşı sesini yükseltmelidir. Zira Sodom Kavminin torunları, ataları gibi tüm toplumu helake sürüklemektedir:

“Oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.”[12]

Burada sorulması gereken temel soru şudur: Eşcinsel sapkınlığın bu denli görünür olması ve yaygınlaşmasının nedeni nedir? Bize göre üç temel neden vardır:

Aileyi yıkmak

Toplumu fasıklaştırmak

Pazar oluşturmak

Aileyi yıkmak: Vahiy, insanın tarihini aileyle başlatır. Âdem ve Havva (as) ile başlayan kıssa, bir ailenin kıssasıdır. İblis’in amacı ise aileyi parçalamaktır. Bu nedenle o aileyi dağıtan askerlerini övmekte, onları ödüllendirmektedir:

“İblis tahtını suyun üzerine kurar. Sonra askerlerini sağa sola gönderir. Askerlerinin derece ve makamca kendisine en yakını, fitnesi en büyük olanıdır. Hepsi yaptıklarını anlatmak üzere İblis’in yanına gelir ve içlerinden birisi, ‘Ben şunu şunu yaptım.’ der.

İblis ona, ‘Sen hiçbir şey yapmadın.’ der. Sonra onlardan bir diğeri gelir ve o, ‘İnsanı, kendisi ile karısının arasını iyice ayırana kadar terk etmedim.’ der. Bu ifade üzerine İblis o askerini kendisine yaklaştırır ve ‘Sen ne kadar iyisin.’ diyerek takdir eder.”[13]

Aile, insanı koruyan manevi korunaklardan biridir. İnsi ve cinni şeytanlar bu gerçeği bildiğinden onu parçalamak için her yola başvurur. Eşcinselliğin yaygınlaşması, aile kurumunu parçalayacak etkenlerden biridir.

Toplumu fasıklaştırmak: Ankebut Suresi’nin 31. ayetinde okuduğumuz gibi, eşcinsellik fasıklıktır. Müstekbir tağutların, toplumu kendilerine itaatkâr birer köle kılmak için iki şeye ihtiyacı vardır: İstihfaf ve fısk!

Yüce Allah, Firavun’un kavmini nasıl köleleştirdiğini şöyle anlatır:

“Kavmini hafife aldı/onursuzlaştırdı/aptallaştırdı, onlar da ona itaat ettiler. Şüphesiz ki onlar, fasık bir topluluktu.”[14]

Halkı istihfaf etmek; onları onursuzlaştırmak, hafife almak, sırtlarından sopayı eksik etmemek, açlık sınırında yaşamalarını sağlamak; onları farklı ideoloji, parti, futbol takımı, ırk davasıyla… birbirlerine kırdırmaktır.

Fasıklaştırmak; günahkâr bir ortam oluşturup toplumu günaha teşvik etmektir. Böylece ruhi ve bedenî anlamda onursuz, zelil ve değersiz bir toplum oluşturmaktır.

Pazar oluşturmak: Eşcinsellik, üçüncü bir tür olma iddiasıdır. Böyle bir iddianın meşruiyet kazanması; bu türe uygun yeni ürün pazarı oluşması demektir.

Dikkatinizi çekmiş olmalıdır: Bu tartışmaya bağlı olarak markalar yeni ürünler üretmeye, ürünlere LGBT’yi sembolize eden renkler ve şekiller koymaya başladılar. Kapitalizm için hedef kâr etmektir. Şayet pazar oluşturacaksa tüm değerleri tartışmaya açabilir.

LGBT Pedofiliye Açılan Kapıdır!

Bugün çoğu insanın görmezden geldiği hakikat; LGBT’nin çocuk istismarına açılan kapı olmasıdır. Dünya’da bu işin bayraktarlığını yapan kuruluşlar, başlarda eşcinsellik ve pedofili özgürlüğünü birlikte savunuyorlardı.

Daha sonra toplumsal tepki nedeniyle strateji değiştirip, yeni bir yol izlediler. Buna göre toplumu önce eşcinsel ilişkiye ikna edecek, toplum cinsel aşırılığa alıştığında da pedofili gündemleştirilecek. Bir adım sonra ise hayvanlarla ilişki…

Putlaştırılan Bilim ve AB Kriterleri!

İnsanoğlu, eliyle putunu yapar, sonra da ona tapar. Geçen yüzyıl insanlar bilimi putlaştırıp onun iddialarını İlahi vahiy gibi kabul ettiler. Ve maalesef bilim (!), eşcinselliği “cinsel eğilim” olarak kabul etmeye başladı (veya zorlandı).

Şeytanın ağına düşen gençler, ebeveynlerinin karşısına dikilip bilimin, eşcinselliği cinsel bir eğilim kabul ettiğini, kapısında bekleştiğimiz AB’nin bu durumu bireysel özgürlükler kapsamında değerlendirdiğini söylüyor. Eh, put dikersen elbet birileri tapacaktır!

Siyasi İki Yüzlülük ve Pasif Toplum!

Topluma ahlaki değerleri aşılaması gereken kültürel araçlar, ne durumdadır? Son 20 yılda üretilen kültürel içerikler bu amaca uygun mudur?

Örneğin;

Bir kabadayı filminde en mert karakterin bir eşcinsel olması, birçok kabadayının yapamadığını yapıp arkadaşı için ölüme yürümesi tesadüf müdür?[15]

İktidara yönelik her türlü eleştiriyi sansürleten siyasi ifade, neden söz konusu İslam dini ve toplumsal ahlak olduğunda özgürlükçü kesilmektedir? Bu siyasi ikiyüzlülüğün nedeni nedir?

Unutmamak gerekir; bir münkerin yaygınlaşması iki temel nedene racidir: Münkere karşı hassasiyetini yitirmiş pasif toplum -yani bizler- ve fısk toplumun oluşmasına duyarsız siyasi irade…
 


[1] .27/Neml, 55

[2] .26/Şuarâ, 166 

[3] .bk. 7/A’râf, 81

[4] .29/Ankebût, 30

[5] .29/Ankebût, 31

[6] .26/Şuarâ, 168

[7] .15/Hicr, 72

[8] .54/Kamer, 37

[9] .15/Hicr, 70

[10] .26/Şuarâ, 167

[11] .27/Neml, 56

[12] .15/Hicr, 74

[13] .Müslim, 2813

[14] 43/Zuhruf, 54

[15] .Geniş bilgi için bk. Algı Yönetimi ve Manipülasyon; M. Gültekin; Sinemada Pazarlanan Eşcinsel Karakterler: Kürt, Kovboy, Kabadayı, Siyasetçi; 197-199

Bu Sayfayı Paylaş :