Loader
Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına...
Son Sayı | 97. Sayı
Son Sayı | 97. Sayı

Davamız Uğruna Ödediğimiz Bedel Dahi Kolaylaştırılmıştır!

“Bir duruşu olmalı insanın.” der Cahit Zarifoğlu. “Bir bakışı, bir anlayışı, bir davası olmalı.” Çok doğru, çok derin bir tespiti içinde barındırsa da eksik bir yanı var bu sözün. Her davanın, kendisiyle var olduğu bir eksik bu. Davanın olmazsa olmazı. Bir bedel.

Bizler Âdem’den (as) günümüze kadar tevhid davasına gönül vermiş tüm davetçilerin, hayatlarının bir bölümünde de olsa mutlaka davalarına karşılık bir bedel ödediklerini görüyoruz. Kimi zaman Firavun'un kızının berberi Mâşıta Hatun gibi üç çocuğuyla beraber kaynar kazana atılmak, Zekeriyya (as) gibi bir ağacın içinde testereyle kesilmektir bu bedel, kimi zaman Yusuf (as) gibi zindanlara atılmak, sevdiklerinden ayrı kalmaktır. Zalimler ve çekilen sıkıntılar farklı olsa da çatışan iki taraf hiç değişmez. Küfrün karşısında durmayı kendine dava edinen muvahhid ve vahyin aydınlığına tahammül edemeyen tağutlar. Bu sunnetullah her devirde olduğu gibi günümüzde de tüm canlılığını korumaktadır. Canını cennet karşılığında Allah'a (ac) satan[1] her Müslim, kendi payına düşen bedeli ödüyor. Üzerine aldığı yük miktarınca artıyor payına düşen.

Allah'ın (cc) hiç kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemeyeceği[2] hakikatini zihnimizin başköşesinde tutarken bir seknet kaplıyor içimizi. Tarifi zor bir huzur bu. Dünyevi hiç bir mutluluğun sağlayamayacağı bir ferahlık. Kulluğunu yalnızca Allah’a yapmayı tercih edenlere bahşedilen bir nimet. Evet, yüklendiğimiz davaya karşılık bir bedel ödüyoruz; ancak bu bedel kolaylaştırılmıştır. Çünkü bizler hiçbir varlığın; gücü karşısında duramayacağı, göklerin ve yerin yaratıcısı olan Allah'ın yolunu seçtik. Elbet dünyada bir bedel ödeyeceğiz, ancak tüm sıkıntıları burada bırakarak ayrılacağız dünyadan inşallah. Cennetin mis kokusunu içimize çekerken dünyada çektiğimiz sıkıntıların bir anını dahi hatırlamayacağız.

O hâlde geçtiğimiz ay davasına bağlılığı nedeniyle kendisine biçilen 12 yıl, 6 aylık bedele karşılık pes etmek şöyle dursun tevhid davetine olan şevki daha da artan Halis Hoca’mızın “Her Kulluğun Bir Bedeli Vardır” yazısıyla kulluk çeşitlerini ve getirdiği bedellerin neler olduğunu öğrenelim. Öğrenelim ki seçtiğimiz davayla ne kadar kârlı bir alışveriş yaptığımızı iyice kavrayıp hamdedebilelim.

Başta “Türk Müslümanlığı Senaryosu”nu yalın ve çarpıcı bir dille bizlere sunan Feruiddin Aydın Hoca’mıza olmak üzere tüm değerli yazarlarımıza/hocalarımıza teşekkür ediyoruz.

Haydi buyurun, karanlıkta dile getirilmekten çekinilen hakikatin gün gelip aydınlıkta işitilmesine vesile Müslimlerden olan yazarlarımızın el birliğiyle ilmek ilmek işlediği satırlara.

Çaba bizden, başarı Allah'tandır.

Selametle...

 

[1] 9/Tevbe, 111

[2] 2/Bakara, 286